Puan vermedi·128 syf.··
2026 87. kitabı
İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA . Zihnin ve bedenin alışıldık reflekslerle devreye girmesi tepki vermek mi yoksa muhakeme edip yanıt vermek mi ? Anlık bir refleks olan tepki, bizi çoğu zaman rahatlatır; fakat uzun vadede değerlerimizden uzaklaştırabilir. Yanıt ise her zaman konforlu olmasa da, daha bilinçli ve uyumlu bir yön sağlama potansiyeli taşır bizlere. Işte, " istediğim insan olma yolunda" atılabilecek en temel adımlardan biri; ne zaman otomatik bir tepkiye kapıldığımızı, ne zaman bilinçli bir yanıt verebildiğimizi fark etmektir! Çünkü bu farkı yaratan, ne yaşadığımızdan çok, yaşadıklarımız karşısında neyi, nasıl seçtiğimizdir. Din de, psikoloji de benzer bir soruya hizmet eder aslinda: " Nasıl yaşamalıyım? "Bu durumda bizimle yol alacak bir psikoloji bilimi, bir de psikoloji bilimine dair tasavvurumuz var elimizde. Ahlaki tercihlere zemin hazırlayan bilgiyi sunan bilim, " Ne olur? " derken; Ahlâk ise " Ne yapılmalıdır? " der. Psikoloji, insanın nasıl davrandığını, hangi koşullarda ne tür tepkiler verdiğini, hangi örüntülerin tekrar ettiğini incelerken, din ise insanın niçin yaşadığını, hangi yöne yürümesi gerektiğini, neyin değerli olduğunu bize bildirir. İnsan, neye sahip olduğu kadar, sahip olduklarıyla ne yaptığı üzerinden de değerlendirilir. Kendisini acıya ve zorlanmaya davet eden deneyimlerden kaçınma eğilimindedir. !! Bizlerin ana besini olan bağ kurma, zayıflık ve korkaklık olarak gösterilerek insanın kendisine yeteceğinin, kimsenin sevgisine ihtiyaç duymadığının, güçlü hissetme beklentisiyle tezat oluşturuluyor. Oysa ki en önemli şey birilerine ihtiyaç duyduğumuzun farkına varmışken bunu bizi değersiz yapmayacağını da anlayabilmek. Ve önemli olan iyi gelen ya da gelmeyen insanlardan ziyade, ilişkilerimizde neye tahammül edip, neye sınır koymamız gerektiğini de bilmektir. Bütün gayretimiz, içimizde olup bitenlerle Allah'a sığınmak ve neticeyi ona bırakmak olan tevekkülü; içimizdeki çatışmaları susturacak ya da kaygılarımız ve şüphelerimizi ortadan kaldırılacak bir son nokta olarak değil, tereddüt ve korkuyla birlikte Allah'a yönelmenin bir biçimi olarak yeniden düşünmemizdir. Duygularımız bizi tehdit eden varlıklar değil, bize yol gösteren kişisel işaretlerdir. İşte bunun için de hayatın gerçeklerine yaklaştığımız terapi anlarında asıl çözümün problemleri çözmek değil, kendimize yaklaşmak olduğunu anlamalıyız. Unutulmaması gereken en önemli şeyse, tüm bu süreçlerin bir günde sonuca varmayıp belli zamanda yol alacağıdır. Bizler bilinçli farkındalık ile bu süreci en iyi şekilde yönetebilmeliyiz. Ve #istediğiminsanolmayolunda ile psikoterapiden tevekküle adım adım izah ile seçiminizi kendiniz yapabileceksiniz. Keyifle . . .
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202625 okunma
·
13 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.