Ağlatabilen bir distopya
9/10
·190 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
Bitimsizlik Sendromu, adından da anlaşılabileceği üzere "Bitmeyen bir hayatın" getirdiği sonsuzluk bunalımını ele alıyor, Ancak bunu yaparken klasik öğeler yerine içsel sorgularımızı kullanıyor bize karşı: - Hiç ölmeyecek olsanız eşinizle sonsuza kadar birlikte olur musunuz? Bu çok ağır bir soru. Kitabı okuyan birinin bu soruya dürüst cevap vermesi ne kadar mümkün olur ki? Ya herşeyin daha fazlasını isterdik ya da herşeyin daha çeşitlisini. Biraz ondan, biraz bundan... ölmeyecek olduktan sonra başka şeylerin tadına bakmanın ne zararı var? Demez miydik? Ya da inançlar: - Dindeki ödül ve cezalar ölmedikten sonra anlamlı olur muydu? Cehennemden korkar mıydık mesela? Cennete gitmek için çabalar mıydık? Ya da ne kadar süre devam ederdik? Ahlaki değerlerimiz, iyi insan olma dürtümüz, sadakatimiz ne kadar devam ederdi? Yazar size sadece anlatmıyor, sizi o bunalımın içine çekiyor. Kendinize itiraf etmek istemeyeceğiniz içgüdüsel değişimi gözünüze gözünüze sokuyor. Kendinizle yüzleşip aslında o kadar da "iyi" ya da "ahlaklı" olmadığınızı, değerlerinizin zamanla, çevreyle ve ahlakla şekillendiğini, bunlar ortadan kalktığında sizin siz olmayacağınızı söylüyor. Özellikle kahramanın karısı ile olan bölüm ve diyaloglar beni parçaladı desem yeri... Hatta malum bölümde göz yaşlarıma hakim olamadım. O kadar içten ve gerçekti ki kendimi onun yerine koydum. İlk kitabını da okuduğum, şahsen tanıdığım bu yazarın bu kitabı ondan beklemediğim bir şeydi. Kendisinin yeni bir yüzüyle tanıştım. Saygılarımı sunuyor, başarılarının devamını diliyorum.
Bitimsizlik SendromuÇağlar Kulaksız · İzan Yayıncılık · 20266 okunma
··
68 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Gizem Berksoy çok teşekkür ediyorum, bitirmeni sabırsızlıkla bekliyordum, belli ki beklediğimize değmiş 😉🙏