Merhabalar kitap dostları!
Samet Karaevli’nin "Adada Bir Sabah" isimli kitabıyla tanışmak benim için çok özel bir deneyim oldu. Yazardan okuduğum ilk eser olması sebebiyle beklentim yüksekti ve beni hiç hayal kırıklığına uğratmadı.
Kitap, kapağına bakınca sizi hemen içine çeken, sakin ama derin bir atmosfere sahip. 120 sayfalık, elimize aldığımızda bitiverecek gibi duran ama aslında her cümlesiyle bizi düşündüren bir yolculuğa çıkarıyor.
İçerisinde toplam 8 farklı hikâye yer alıyor. Her biri birbirinden bağımsız gibi dursa da aslında hepsi aynı hayat telaşının, aynı hüzünlerin ve aynı umutların birer parçası gibi işlenmiş.
Yazarın dili gerçekten çok akıcı ve sade. Hiç zorlanmadan, sanki bir arkadaşınız size yaşadığı bir olayı anlatıyormuş gibi akıp gidiyor sayfalar.
Özellikle kitaptaki "Umay" hikâyesine resmen kalbimi bıraktım. Okurken çok başka bir duygu yoğunluğu yaşadım, etkisi hâlâ üzerimde.
Bazı anlar o kadar tanıdık geliyor ki, sanki kendi hayatımızdaki yarım kalmış bir cümleyi yazar bizim yerimize tamamlamış gibi hissediyoruz.
Gerçek hayatların, yaşanmışlıkların bu kadar amatörce ama bir o kadar da samimi bir dille anlatılması beni çok içine çekti. İçimdeki huzursuzluğa yoldaş oldu bu kitap.
Yazarın bu tarzı, kısa öykülerdeki başarısı beni gerçekten büyüledi. Kelimeleri seçişi, olayları kurgularken kullandığı o sade ama etkileyici üslup çok başarılıydı.
Şimdi ise içimden geçen en büyük beklentim, yazarın bu yeteneğini daha uzun soluklu bir romana taşıması. Bu akıcılığı ve samimiyeti bir romanın sayfaları arasında görmek eminim harika olacaktır.
Samet Karaevli’den en kısa zamanda uzun ve soluksuz okuyacağımız bir roman bekliyorum! Bu kalem, daha çok hikâyeyi bizlere ulaştırmalı.
Eğer hayatın yorgunluğundan biraz uzaklaşmak, biraz kendinize dönmek ve samimi hikâyelere ortak olmak isterseniz bu kitabı mutlaka okumalısınız.
Gerçekten yaşanmışlığın verdiği o hissi, satır aralarında bile hissedebiliyorsunuz. Okuması hem çok keyifli hem de çok öğretici bir deneyim oldu benim için.