“Ramazan gelir, insanı dönüştürür ve gitmek üzere uğurlar. Ama her dönüşünde, biraz daha olgunlaşmış, biraz daha derinleşmiş müminler bulmak ister.”
Hangi mevsim derseniz rahmetin, dostluğun, iyiliğin, cömertliğin ve dahasının olduğu bir mevsim.
Kitap içerik olarak; Ramazan nedir, bize ne katar, bizden neyi alır, nasıl bir insan olmamız gerekir bu soruların cevaplarını sade ama derin bir üslupla biz okurlara sunuyor. Sevgili @_birvaize akıcı bir dille sanki camide sohbet eden bir hocayı dinliyormuş gibi samimi ve içten bir anlatımı var. Geçmişle bugünü dengeleyerek Ramazan’ı nasıl yaşamamız gerektiğine dair güçlü bir yol gösteriyor. Üstelik bunu üstten bir dille değil; yargılamadan, incitmeden, hepimize dönük zarif ikazlarla yapıyor. Bu güzel eser unuttuklarımızı hatırlatan, bildiklerimize yeni anlamlar katan küçük ama etkili notlarla dolu. Ramazan orucunun sadece midede değil, ruhun derinlinlerinde nasıl bir inkılap yapması gerektiğine dair bir anlatım var. Benim en beğendiğim kısım “helalin fazlası ruhu hantallaştırır” “harama dur demek kadar, helale de dur demek” tespiti oldu. Modern dünyanın tüketim alışkanlıklarına karşı sık sık kendime hatırlatmak istediğim cümleler yer alıyor. Ramazan öncesinde okuyup unuttuklarımızı tazelemek ve manevi baharı güzel karşılamak için harika bir eser. Ramazan temalı olan bir oturuşta oturup bitirebileceğini kısa ve öz olan bu güzel eseri Betül haskalaycı temin edebilirsiniz. Mutlaka okuyun, okutun