Ziyaret, bir bayram sofrasının etrafında toplanan insanların aslında yalnızca birbirlerini değil, yıllardır susturdukları geçmişi de ziyaret ettiği bir roman gibi duruyor. Aile dediğimiz şey bazen bir sığınak değil, insanın en derin yaralarını sakladığı yerdir
bu yüzden aynı masaya oturan herkes biraz suçuyla, biraz kırgınlığıyla, biraz da affedemediği kendisiyle gelir. Kitabın asıl gücü de burada hissediliyor büyük olaylardan çok, yıllarca birikmiş suskunlukların ağırlığında. Çünkü bazı ziyaretler kapı çalıp içeri girmekten ibaret değildir, bazen insan en korktuğu yere, kendi hatırasına gider. Ziyaret, aileyi yalnızca kan bağıyla değil, vicdan, yük ve yüzleşme üzerinden anlatan sessiz ama içten içe insanı sıkan bir roman hissi bırakıyor.