Josh Malerman / Evdeki Tuhaf Olaylar
Merhaba sevgili dostlarım. Konusuna bayıldım bir kitapla geldim sizlere. Her ne kadar korku ve gerilimle ilerlese de ben yer yer gülme krizlerine girdim. Çünkü acının ve çaresizliğin getirdiği mizahı çok başarılı buluyorum.
Gelelim kitabın konusuna…
Sekiz yaşındaki Bela’nın tüm dünyası annesi babası ve anneannesiden oluşuyordu. Küçük çocuk tüm hayatını babasıyla birlikte ya da odasında bir yaratıkla geçiriyordu! Evet doğru anladınız bir yaratık!
Öbür Anneyle…
Küçük kızın dolabından çıkarak şekilden şekile giriyor, büyüyüp küçülüyor ve iğrenç kokuyordu.
İstediği tek şey ise Bela’nın kalbine girebilmek. Reenkarne olabilmek.
Küçük kızdan cevap alamayan Öbür Anne gittikçe huzursuzlaşıp sınırlarını aşmaya başlamıştır.
Artık bu yaratığı gören tek kişi küçük çocuk Bela değildir. Aileye ve Bela’nın tüm çevresine musallat olmuştur. Küçük çocuğun annesi bir gün onu gördüğünde aklını kaçırır ve kocasıyla birlikte çocuğu aldığı gibi evden kaçarlar. Evden kaçmaları hiçbir işe yaramaz çünkü bu yaratık küçük çocuğun peşindedir.
Onun masumiyetinin peşindedir…
Ailenin başına gelen bu talihsiz olaydan sonra çevrelerinde kimse kalmamıştır. Sığındıkları tüm evleri zindana çevirip kovuluyorlardı. Arkadaşları, akrabaları, tanıdıkları, komşuları, polisler ve rahipler kimse onlara çare olamamıştır.
Çaresizlik onlara öyle bir boyuta getirmiştir ki anne ve baba eline bıçak alarak yaratığı bıçaklamaya çalışmışlardır. Eve takılan kameralar, eğitilmiş köpekler çare olmamıştır.
Artık onun da yüzleşip def etmeleri gerekiyordur.
Fakat bunu nasıl yapacaklarını, onu nasıl vazgeçeceğini bir türlü bulamazlar. İyi,kötü verilen tüm önerileri değerlendiren çaresiz aile artık çatırdamaya başlamış ve itiraflar da gelmeye başlamıştır.
Bu varlığın küçük çocuğa musallat olmasındaki neden sürekli eşlerini aldattığı için miydi?
Yalanların ve ihanetlerin karması bu çocuk üzerinden mi yaşanıyordu?
Yaratığın kendine masum bir beden seçmesindeki amaç neydi?
Reenkarnasyon gerçekleşirse çocuğun ruhu nereye gidecekti?
Kitabı çok beğendiğimi ve Felak ve Nas Suresinin önemini bir kez daha anladım besmele çeken olmadığı gibi her olayda aman tanrım kelimesini geçmeyen bir inanmışlık beni şaşırttı.
Oh my god…