Bazı kitaplar vardır, sayfa sayısı çok fazla olmasa da okuru uzun süre etkisi altında bırakır. Füsunkâr benim için böyle kitaplardan biri oldu. Kısa bir roman olmasına rağmen olay örgüsü, karakterleri ve ele aldığı duygularla ilgimi son sayfasına kadar canlı tutmayı başardı. Elime aldığımda birkaç günde okurum diye düşünmüştüm ama akıcı anlatımı sayesinde kısa sürede bitirdim.
Romanın merkezinde Umut karakteri yer alıyor. Bir yandan fedakarlık , vicdan ve sorumluluk duygusunu temsil ederken diğer yandan hayatın insanı hiç beklemediği yerlere sürükleyebileceğini gösteriyor. Hikaye ilerledikçe bir uçak kazasının ardından değişen hayatlar, yaşanan kayıplar, verilen mücadeleler ve insanların birbirlerine olan bağlılıkları etkileyici bir şekilde anlatılıyor. Özellikle minnet duygusunun bir insanın hayatında nasıl büyük kararlar aldırabildiğini görmek ilgi çekiciydi.
Karakterler arasında en dikkatimi çekenlerden biri de Natali oldu. Yaşadığı duygular, iç çatışmaları ve zamanla değişen bakış açısı hikayeye farklı bir boyut katmış. Roman boyunca sevgi, aidiyet, kıskançlık, aile olabilmek ve geçmişle hesaplaşmak gibi birçok tema iç içe işleniyor. Bu yönüyle sadece olayları takip etmiyor, karakterlerin ruh hallerine de eşlik ediyorsunuz.
Kitapta beni en çok etkileyen nokta ise Gagavuzya’nın ve Gagavuz Türklerinin romana dahil edilme biçimi oldu. Türk dili ve edebiyatı öğretmeni olarak bu bölümleri büyük bir ilgiyle okudum. Karakterlerin konuşmalarında kullanılan dil, anlatılan kültürel detaylar ve atmosfer bana zaman zaman bir roman değil de Gagavuz Türkçesi üzerine hazırlanmış metinler okuyormuşum hissi verdi. Yazarın bu konuda emek verdiği ve araştırma yaptığı hissediliyor. Açıkçası kitabın bu yönü, benim için hikayenin önüne geçen ve okuma deneyimimi daha da zenginleştiren bir ayrıntı oldu.
Füsunkâr; aile bağları, fedakarlık , kader, insan psikolojisi ve yüzleşme temaları üzerine kurulmuş, akıcı ve merak unsuru yüksek bir roman. Farklı coğrafyalara, farklı Türk topluluklarına ve insan ilişkilerinin karmaşık yönlerine ilgi duyan okurların keyifle okuyabileceğini düşünüyorum.