Öncelikle zaten Narnia’dan bahsediyoruz kötü olma gibi bir ihtilamali yok. Bunun nasıl birinin yazmış olması gerçekten muazzam! Anlatmaya bile gerek yok gidin ve okuyun!
Bu seriye yani Narniaya veda etmek her ne kadar ruhumda bir burukluk bıraksada, her yönüyle en sevdiğim seri olur kendisi. Ruhumun buna ihtiyacı vardı ve C.S Lewis bunu yazmasaydı şuan olduğum kişi olacağımı sanmıyorum. Hayatımın en büyük dönüm noktası bu seri. Ve okuduğunuz zaman pek çok şeyi farkedeceğinize eminim. Ayrıca ruhunuz yoğun bir huzurda bulacaktır. Çünkü benimki fazlasıyla bu huzuru buldu.
Kitabın genel konusu Narnia isiminde bir ülke etrafında şekilleniyor. İlk kitap Narnia’nın kuruluşundan başlıyor ve diğer kitaplarda da narniadan devam ediliyor. Okuduğumuz karakterlerin bir çoğunu daha sonraki kitaplarda da görüyor olsakta temelde her kitabın ana karakteri farklı. Mesela beşinci kitapta gördüğümüz Eustace’ı daha sonra tekrar altı ve yedinci kitaplarda görüyoruz. Neyse genel olarak karakterlerin hepsi birbirinden çok farklı ve bir o kadarda harika karakterler. Heyecanınız kaçmaması açısından tüm kitapların tek tek konularından bahsetmeyeceğim. Genel olarak kitaplar hakkındaki fikrimi anlatmak istiyorum.
Narnia benim için gerçek bir yuvadan farksız ve karakterlerde ailemmiş gibi hissettiriyor o yüzden belki bazı zamanlarda fazlasıyla abartabilirim, ama abartılması lazım ve kimse yeteri kadar abartmıyor. Konusu olsun karakterler olsun gerçekten eşsiz.
Sevdiğim yönleri:
1-yazım dili; C.S Lewis’in yazım dili gerçekten çok hoştu ama tamamen üst seviye bir anlatı beklemenizi istemem. Üst seviyeden kastım her ağacı bile bir sayfa betimlemiyor. Onun yerine bir peri masalı anlatırmışçasına yazılmış. Bir şöminenin başında oturmuş sizden çok daha yaşlı ve Bilge birinden özel bir hikaye dinliyorsunuz gibi de bir his.
2-karakterler; tüm karakterler gerçekten birbirinden çok farklılar. En basitinden Pevensie kardeşler. Bu dört kardeşin her biri birbirinden inanılmaz farklılar. Ve bu iyi bir şey. Karakter çeşitliliğine sahip bir seri diyebiliriz. Ayrıca bence Edmund’un karakter gelişimi de çok iyiydi.
3-evren ve konusu; Narnia gerçekten de inanılmaz bir evren. Konuşan hayvanlar,faunlar, minatorlar… Karakterlerde olduğu gib canlı türleri de gerçekten çeşitli. Konusu zaten ben kimimde Narnia nın konusunu eleştireyim. O göletlerin olduğu orman ve pek çok farklı evren. Tek kelimeyle harika.
4-ithaf; biliyorum belki bu pek çoğunuza saçma gelecek ama Aslan,cadı ve dolabın o baştaki ithafına hayranım. C.S Lewis bunu yapıyor ya. Gerçekten inanılmaz tatlı.
Sevmediğim yönleri;
YOK! Aslında en başta yedinci kitapta bitmesinden hoşlanmamış ve devamını istemiştim (çünkü yedi kitap yetmiyor) ama düşününce belki de Narnia büyüsü bu yedi kitapta gizli ve olması gereken de buydu. Tek problem Susan’ın hikayesinin bitmemiş olmasına rağmen bizim okuyamamız. Kısacık ömrümde en çok istediğim şeylerden birisi Susan’ın hikayesinin devamını öğrenebilmek.
Benim incelemem bu kadardı. Dediklerimden anladığınızı düşünüyorum ama herkesin okuması gereken bir baş yapıt Narnia. Yani gidin okuyun hiçbir şey kaybetmezsiniz aksine hayatınıza inanılmaz büyük katkıları olacaktır. Bir kafama asıp meydanda dolaşmadığım kaldı, lütfen okuyun.
Şey bide eğer bu garip incelemeyi buraya kadar okuduysan çok teşekkür ederim