Görünene mi inanmalıyız, yoksa kimsenin konuşmaya cesaret edemediği o fısıltılara mı?
2 yaşındaki Henry Clark, bir sabah yatağında bulunamaz. Geriye kanlı bi battaniye bırakıp kaybolunca tüm işaretler anneyi gösterir. Üstelik komşuları da anne hakkında hiç iç açıcı şeyler söylemez. Baba Stephen iş seyahatindedir. Eşinin öfke sorunu olduğunu iddia edince Anne Colleen mecburen kendine avukat olarak Moxie ile onun yardımcısı, özel dedektif Charlie Parker' tutar. Bu uzun araştırmalar sonucu kaybolan ve öldürülen çocuklarla iletişim kurabilen Sabine, dedektife küçük çocuğun kalbi ile ilgili çok gizli ve özel şeyleri anlatacağını söyleyerek olayların yönünü belirler. Dedektif Parker'ın kendi çocuğunu da kaybetmesi anne Colleen ile aynı duyguları hissedip yardım etme düşüncesini ağırlık kazandırır. Bazı sorular cevapsız kalsa da korku ve gerilimi psikolojik derinlikle derinden hissetmemek elde değil.
Karanlık atmosferi, beklenmedik gelişmeler ve sürükleyici bi anlatımının olması kitabı elimden bırakmayışıma sebep oldu. Siz de sayfaları çevirirken heyecanlanmak, nefesinizin kesilmesini, karakterlerin psikolojik derinliklerine girmek istiyorsanız okuyun derim fa
Bu kitabı Ayşe Nur moderatörlüğünde The Kitap Yayınları ve @iremhattat a çok teşekkür ediyorum