Merhabalar
Bugün sizlere Cesaret serisinin üçüncü kitabı olan Kuklacı ile geldim. Alev serim diyebilirim Ateş Dağlı olduğu için alev asla değil.
Babası mafya olsada oğlu ajan olan Ateş Dağlı ile tanışmıştık zaten bir önceki kitapta. Yaşadığı büyük kayıplar sonrası intikam duygusuyla hayatına yön veren Ateş, mafyanın önemli isimlerinden Hakim Ayazoğlu’nun hayatta kalan tek varisi Duru Su’yu önce kötülerin elinden kurtarmış, ardından güvenini kazanmıştı. Fakat öyle bir halde bırakmak zorunda kalmıştı ki Duru Su, mutluluğu bulduğunu sandığı anda büyük bir acıyla sarsılmıştı.
Aradan geçen üç yılda ihanetlerle yüzleşen Ateş önce kaçak, ardından tutsaklığa mahkum edildi. Ama yine bir şekilde yeniden özgürlüğüne kavuşurken aklında sadece Kızıl var.
Duru Su ise yaşadığı hayal kırıklıklarını uzun süre atlatamaz. Babasının davranışları ve çevresinin bakışları onu içine kapanmaya iter. Tek teselliyi kendinde bulur ve duygularını gizlemek için güçlü, sert duvarlar örer. Artık herkesin gözünde dik başlı ve soğukkanlı bir kadına dönüşmüştür.
Ateş Dağlı, geçmişteki yaptığı hataları nasıl düzelteceğini bilmiyordu.
Çünkü insan öğrendiklerini uygulardı kimse ona öğretmemişti. Çok bocaladı öğrenmek istedi zor oldu ama oldu diyebilirim. Bir insan yabancı olduğu duygulara yaptığın yanlışlara öğrendikleriyle karşılık vermez mi?
Hakim bey kızını resmen tepside sundu bittin mafya alemine. Ama Ateş buna izin vermez. Şimdi kuruldaki tüm kötülerin iplerini eline alma vakti gelmiştir. Aslında herkes onu Hain olarak görüyordu. Çünkü tüm sevkiyat patlıyordu ama içlerindeki ispiyoncu asla aklınıza gelmeyecek birisi. Ah şu köpek Gökmen nasıl sinir oldum sana nasıl ama. Neyse Ateş en büyük meselesi, açıklama yapmadan geride bıraktığı Duru Su’ya kendini anlatamıyor bir türlü onada ayrı üzülüyorum. Fakat Ateş'te farkında bıraktığı kişi çok değişmişti ve karşısındaki kadın artık eskisi gibi değildir.
Ateş’in geçmişi oldukça sarsıcıydı dinledikçe neden derken hep hak verdim. Başta gerçekten kızdığım birçok olay, ilerledikçe anladığım hak verdiğim olaylara dönüştü. Aslında hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.
Duru ile kırıldım, Ateş ile sabrettim. İkisinin de annelerinin geçmişte yaşadıkları ise oldukça sarsıldım. Kısacası bolca empati yaptığım bir kitap oldu. Ben yazarın kalemini bu yüzden çok seviyorum. Bir insan bir yerde yanlış yapmışsa neden yanlış yaptı veya kötüyse neden kötülük yaptı Nasıl kötü oldu bunların hep zeminleri var Çünkü insan gördüğü ile büyür yaşadığı ile öğrenir.
Her karakteri karşınızdaymıl gibi hissettirmeyi başarıyor.
Seriyi kesinlikle tavsiye ederim.