·864 syf.····Okunma: 26 Haziran 2026 14:37 Selamlar. Kitaplığımda ki okumadığım kitapları bitirmek adına başladığım serüvende bugün ki eşlikçimle geldim. Baştan söyleyeyim acayip minnoş bir yazarı var. Ara ara kitapla ve karakterlerle alakalı dedikodu yapmak bana çok iyi geldi. Gelelim konumuza! Asude bir mağazada satış görevlisi olarak çalışıyor. Aslında kendisi veterinerlik mezunu ama malum ülkemizde üniversite bitirmek yeterli bir kaide sayılmıyor artık. Ancak o halinden memnun. Çünkü annesi ve babasıyla Çanakkale'de azıcık aşım kaygısız başım, sağlıklı ve mutlu bir hayatı var. Ta ki babasının son dönem ki durgunluğuna kadar. Bu durgunluğun sebebini öğrendiklerinde ortalık baya karışıyor. Babası amcası için kefil olmuş ve borçlar almış başını gitmiş.
Yılların emeği ile alınmış evde tehlikede. Asude iş yerinde arkadaşına bu durumu anlatırken çarşıda birkaç kez gördüğü o adam da bunları duymuştu. Savaş evlenmek istemiyor ama babaannesinin de dayatmalarına artık dayanamıyordu. Asude'ye bir teklifte bulundu. Kaçınılmaz ve bayıldığım o klişe ortaya girdi. Anlaşmalı evlilik! Kitapta resmen Asude ve iç sesleri beni krize soktu. Asude'nin halasından ve amcasından ivedilikle nefret ettim. Tamam. Maalesef her ailede böyle akrabalar vardır ama bunlar çok ekstraydı ya! Melike hepimizin aradığı ama çoğumuzun bulamadığı o mantık tarafımızın konuştuğu arkadaştı. Ben bu kızdan razıyım. Savaş ile alakalı kararı mı sayfalar ilerledikçe şekillendi diyebilirim. Çünkü başlarda evlenmek için daha doğrusu evlenmemek için kurduğu sebepler bana pek mantıklı gelmemişti.Ancak ileriki sayfalarda ailesine karıştıkça ve anne - baba durumunu öğrenince bir taşlar yerine oturdu.
Çünkü kitabın başından beri Savaş Ali'nin anne ve babası ile alakalı bir bilinmez vardı. Ayrıca Sinop'a yani savaşın ailesinin yanına gittiklerinden sonra kitapta kahkahalarım hiç durmadı. Bu ailenin ortasına düşüp de eğlenmemek çok da mümkün değil zaten. Büyükannesinden, yengesine, halasına kuzenine hatta amcasına kadar beni çok eğlendirdiler ve aynı zamanda aralarındaki bağ beni çok etkiledi. Ben çok seviyorum ya böyle samimi ortamları! Ortam kalabalık eyvallah ama bir Asuman halamız var ki evlere şenlikti. Hani yiğidi öldür ama hakkını yeme tarzında! Tam artık böyle böyle gider derken Asude'nin ailesi Sinop'a geldi ve haliyle Melike de geldi. Başladı benim eğlence. Bu iki arkadaş yanyana gelince okuma zevkim artıyor. Hani demiştim ya Savaş adamın davranışları tutarsız geliyordu evet ama bu nasıl sevmektir zalim! Sen neden bu yaştan sonra beni aşka inandırıyorsun? Babaanne bile bir yerden sonra Asude ve güzel kalbini kabullendi. Benim iki şaşkın aşık biraz süründüler. Lakin olur öyle. Emek olmadan yemek olmaz demişler! Kitaptaki herkesin mutlu olmasına sevindim de kendi halime biraz üzüldüm ya! Aziz abeyy sende hoş geldin! Hemde ne hoş geldin. Sarı marı olur ya olur! Anne - baba mevzusu tam saç baş yolmalık. Ya nasıl anlatayım, neresini anlatayım bilmiyorum. Bıraksanız her karakter için ayrı ayrı saatlerimi harcarım. Detay verirsem #spoiler olacak diye o kadar üstten üstten anlatıyorum ki umarım anlıyorsunuzdur. Kitabın birçok alıntısını işaretledim ve paylaştım ama yukarıda bıraktığım alıntıya kalbimi verdim. Benim için dönüm noktası gibi bir andı. Belki de sonra ki gerçeklerin ağırlığı için bir başlangıçtı. Savaş Ali sustu. Babaanne ve ben ağladık onun yerine bağırdık. Uff bu nasıl bir gerçek! Ne yaptın be yazarım hani gülüyorduk? Ciğer falan kalmadı bende. Unutmadan övmek istediğim bir çok karakter var ama Serhat abi çok ayrı bir yerde. İnsan onun gibi bir abisi olsun çok istiyor. Adam o kadar derdin arasında bir taksi muhabbetine tutuldu ki sormayın. Savaş sonlara doğru bir salaklaştı. Ve canım babaanne ortalığı ayağa kaldırdı ki sonuna kadar haklıydı. Eli öpülesi cümleler ile sağlam nokta atışları yaptı.
Vay nenem sen neymişsin yahu! Neler yaptı neler. Abovv cinsli hamleleri ile ağzımı açık bıraktı. Asudenin anne ve babasına hayran olmamak elde değil. Her anlamda kızlarının yanında olmalarını okumak garip bir şekilde gurur duymama sebep oldu. Böyle ana babalar çoğalsın! Dedim ya bıraksanız ben bu kitabı günlerce anlatırım ama artık durmalıyım. Yetişkin içerikte az da olsa var. Bunu da söyleyip artık durayım. Canı gönülden tavsiyemdir!