·272 syf.····Okunma: 27 Haziran 2026 13:01 Alex Schulman, Malma İstasyonu’nda hayran kaldığım o döngüsel ve melankolik tarzını 17 Haziran’da da sürdürüyor.
Kitap, tüm hikayeyi derin bir sözün etrafında şekillendiriyor; hayatı o söze göre anlatıp, o can alıcı lafı en sonunda karşımıza çıkarıyor. Taşların yerine oturduğu ve adını romana veren "17 Haziran" bölümü ise kitabın kesinlikle en vurucu, en sarsıcı yeri.
Genel olarak çok başarılı ve etkileyici bir yüzleşme hikayesi olsa da benim favorim hâlâ kurgusu ve bıraktığı o derin hisle Malma İstasyonu. Yine de Schulman tarzını sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken bir roman.