·272 syf.····Okunma: 21 Haziran 2026 19:46 Çocukluğunuzla konuşabilseydiniz ne sormak isterdiniz… işte kitabın ve kurgunun kalbi bu soru..
#okudumbitti #17haziran
İskandinav edebiyatının gözde yazarlarından Alex Schulman.. .acaba hangi kitabı vesilesiyle tanışsam derken son çıkan *17 Haziran *kitabında karar kıldım..
Müthiş bir anlatım ve hikaye.. Schulman bu hikaye için *benim en otobiyografik kitabım* demiş zaten..
Bence bu itirafı olmasa bile, bu kitapta bir yaşanmışlık seziliyor kesinlikle.. çünkü çok derinden, çok içerlerden bir yerden gelen bir hikaye okudum düşüncesindeyim..
. Hikayede kahramanımız bir öğretmendir.. adı Vidar ..ablası anne ve babasıyla sorunlu bir aile onlar..
 o dönemde ailesinden kendine kalan yazlık evlerinde bir koli görür.. o kolide ise bir kağıtta evlerinin telefon numarası çıkar ..numarayı tuşlar ve çocuk olduğu 17 Haziran 1986 tarihine gider ..
Ve bundan sonrasında çocukluğunun travmalarla geçtiğini ,yer yer sisli olan o zor geçmişi sahne sahne yaşar .. anılarındaki ,kavgaların hiç bitmedigi bir ev hayatı ,onun sarsıntılı bir yetişkin hayatının da ilk temelini atmış olur..
çünkü Vidar birbirini sevmeyen ,her yaptıkları birbirinin sinirlerini zıplatan ebeveynlerin ona sunduğu bir ailede doğmuştur..
duygusal hiçbir destek vermeyen sevgisiz hırçın, vicdan yoksunu bir anne ..ve ona paralel seven ama sevgisini çok belli etmeyen, kendini daha çok seven ,umursamaz bir babanın büyüyen ,daha doğrusu büyümeye çalışan bir çocuğudur..
. Vidar ve ablasının yaşadığı yalnızlık ve duygu sarsıntıları yetişkinlikte de kendini gösterir..
. kitapta beni en derinden yaralayan bir annenin nasıl bu kadar vicdan yoksunu olabileceği.. babalar için bir fikir belirtemem ama *anne ya anne* var mı bir çocuk için daha ötesi.. saç baş yoldurur cinsten bir anne figürü.. . hikayenin dönüm noktası da annenin zorbalığı, babanın gizli sırları, ablanın kıskançlığı üzerinden devam ediyor.. ta ki 17 Haziran 1986 tarihini yakalayana kadar..
. Vidar’a çok üzüldüm . onun tek derdi geçmişinin Sisli kalan yönlerini birleştirerek, çocukluktan taşıdığı o karanlığı ortaya çıkarıp şimdinin sağlıklı yetişkini olabilmekti
.  o kadar sade bir dille yazılmıştı ki kitap , Okuru sürekli duygudan duyguya sürüklüyor ama bir yandan da merakı canlı tutuyordu..
.  yazarın çocukluğunu da işlediği bu hikaye , tam kırılma nedenini ancak son sayfalarda ortaya çıkardı.. ve son ana kadar tempo hiç düşmedi..
. ben çok sevdim Schulmannı çok sıra dışı konulu bir romandı.. diğer kitaplarını da aldım en kısa zamanda okuyacağım..
. çocukluk her gün bir ton çeker
bazen mutluluk avuç içimize sığacak kadar küçük olabilir
tarihi görmezden gelenin ne geçmişi olur ,ne de geleceği
ve aşkk,aşk aceleye gelmezz