Bir ARAF hikâyesi
8/10
·212 syf.··
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 13:03
Kitabı bitirdiğimde hissettiğim ilk şey, derin bir iç çekme isteğiydi.. Bazı kitapların kapağını kapatıp rafına kaldırırsınız ve hikaye orada biter. Bazıları ise son sayfasını okusanız bile zihninizin koridorlarında yankılanmaya, sizinle yaşamaya, sorular sordurmaya, ihtimalleri düşündürmeye devam eder. Ha bir de hüzünlendirmeye.. (´-`) Alper Turgay Cehiz ’in kaleme aldığı Araf , benim için tam olarak bu ikinci kategoriye giren, bittiği yerde içimde yeni bir yolculuk başlatan kitaplardan oldu. Bazen hayat istediğimiz gibi akmaz, en çok istediklerimiz hep içimizde birer ukde olarak kalır ya; hepimiz dışarıya bambaşka yüzler sergilerken, içimizde kimseye anlatamadığımız, kendimizden bile sakladığımız sırlarla yaşarız. İşte Araf , bu saklanan sırların insanı nasıl bir çıkmaza sürüklediğini çok iyi özetlemiş. Bazen birini çok sevmek de o sırların arkasına saklanıyor, bazen de geçmişten gelen bir kırgınlık bugünü tamamen gölgeliyor. Kitap tam olarak adının hakkını verip, bizi o sıkışmışlık duygusunun tam ortasına bırakıyor. Ercan’ın çocukluğundan taşıdığı baba sevgisizliğinin o yarası, Beren, Adara ve Sezer’in kesişen yolları, tek bir kişinin, etrafındaki kaç kişinin hayatını etkileyebileceği, aslında hepimizin hayatında en az bir kez olsun uğradığı o "keşkeler" durağını temsil ediyor. Yazarın dilindeki o sadelik, romanı bir kurgu olmaktan çıkarıp hayatın kendisi yapmış. Süslü cümlelerle edebiyat parçalamıyor; tam aksine, hayat ne kadar yalın ve yalansızsa o kadar duru bir dille anlatıyor her şeyi. Karakterlerin o çıkmazlarını, fedakârlıklarını ve "keşke" dedikleri anları okurken şunu anlıyorsunuz: Ercan ya da Beren sadece kitaptaki birer isim, birer karakter değil. Aslında hepimiz kendi hayatlarımızın kuytusunda belki birer Ercan’ız, birer Adara’yız, birer Beren'iz. Kimimiz geç kalmışlıkların yükünü taşıyor, kimimiz de o dilsiz odalarda kendi sırlarıyla arafını yaşıyor. İnsanın kendi içinde bir boşluğa düşmesi, söylemek isteyip de yutkunduğu her şeymiş. Bizler de bu hayatın içinde, tıpkı onlar gibi, vaktiyle, doğru hislerle yanlış yollarda yürümüş ya da belki yürüyecek birer yolcuyuz. 1000Kitap platformunda uzun süredir incelemelerini ve alıntılarını severek okuduğum kitap dostlarımdan birinin, Alper Turgay 'ın , kendi kaleminden süzülüp gelen bir kitaba imza atması ve kitabı okuma fırsatı bulmuş olmak çok heyecan vericiydi. Bununla birlikte, insan ruhunun o en kuytu, en korunaklı köşelerine dokunmayı başaran hüzünlü bir yüzleşme hikayesi okumuş olmak heyecanımı katbekat artırdı. Kalbine, emeğine sağlık Alper Turgay Cehiz . İçimizden birinin, kalbimizdeki bu dilsiz odalara bu kadar nahif ve gerçekçi dokunması çok kıymetliydi. Araf ’ın okuru bol, yolu uzun olsun; sonraki sayfalarında da yine kendimizi bulmamız dileğiyle... (^-^)/`
1000Kitap
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202635 okunma
·
75 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.