Kafka'nın *sevgili Milenaya yazmış olduğu mektupları değerlendirmek biraz zor, bazı bazı kendi içinde tutuklu bazen çok hırçın ve cesaretli ve bazen aceleci davrandığını düşündüm. Mektuplarında çok fazla konuya değiniyor kendi hakkında, ara ara okuduğu kitaplardan. Ve hastalığının mahiyetini bilmeyen bir hasta gibi hastalığından korkmuyor aksine basite alıyor,doktorlardan gıcık kaptığını düşünüyorum. Okurken kesinlikle mektup yazmak ve aşık olmak isteyebilir ve kafkanın haline üz0lebilirsiniz, ben üzüldüm, mektuplarına dönersek : cümleleri yoğun duygular içeriyor, kendini anlattığı şu dilenciye parayı bir defada vermek yerine 10 defa farklı şekillerle dilencinin yanına gelip vermesi biraz tuhaf bir kişilikte olduğunu gösteriyor. Milenanın kendisine yazdığı mektuplar kitapda olmadığı için bazı mektupları anlamadım. Kafası karışık yazarlardan diyorum ben kafkaya. İnsana sadece gözünüzdeki neşe ile değil de bilakis kelimelerinizle de yakın olabilirsiniz dedirtiyor. Kafkanın penceresinden milena yı izlemek de güzel. Ama dediğim gibi bazı cevabı geç gelen mektuplar, anlaşmazlıklar ve milenanın gerçekten ne düşündüğünü bilememek F. Kafka yı tek taraflı aşık olarak gördürüyor. Ayrıca bazı cümleleri çok güzel ifade ediyor kendisini, tezatları ve milenaya sitemi(26 temmuz mektubu️️) okurken zevk aldım diyemem çünkü ortada bir ümitsizlik aşkı var ve mektuplar da çoğukez kafkanın milenaya praga gelme çağrısı var ama milena evli. Kafkayı okurken şunu da düşündüm ; neden bir başka birine ait mektubu okuyorum. Acaba F. Kafka yanımda olsaydı bana izin verecek miydi. Ya da mektuplar hep okunması gerektiği zaman sahibi ölü mü olmalı!
Kafkanın 3 yıldır verem olması ve ilk belirtilerini verdiğinde ağzından kanın gelmesi ve buyüzden geceyi uykusuz geçirmesi ama asıl önemli olan bu duruma kafkanın bakış açısı: " Odanın içinde dolanıyordum hiç korkmadım öyle yeni birşeyle karşılaşmış bir insanın şaşkınlığında da değildim evet kan durduğunda uyuyacağım" bu alıntıyı aklıma geldiği kadar yazdım yanlış birkaç kelime olabilir.
Kürk mantolu madonnadaki Raife acıdığım kadar acımadım f. Kafka'ya (nedenini bilmiyorum, belki mektupların üçüncü kişiye geçilmeyeceğini bilerek ve yine de okumaya devam ettiğim için)



Hastalığını şöyle yorumlamış, çok beceriklice:
"Beyin kendisine yüklenen üzüntü ve acılara dayanamaz hale geliyordu. Diyordu ki: Ben pes ediyorum ;fakat burada bütünün korunmasına önem veren biri daha var, o halde yükümün bir kısmını alabilir."
Sonra sözlerine şöyle devam eder Kafkabey : " Beyin ve akciğer arasında, benim bilgim dışında yapılan bu pazarlıklar korkunç geçmiş olmalı. "
........ Teşekkürleretkinliğebenikabulbuyuransaliharkadaşım.... :))