Yatağa ilerleyip yorganı açmak için uzanınca beni sert göğsüne doğru döndürmek için uzanan sıcak elini hissedip hafifçe irkildim. Tenlerimiz birbirine tamamen değiyordu, sert düzlükler yumuşak kıvrımlarla buluşmuştu. Aramızda hiçbir şey yoktu. Onun ve benim...
"İç çamaşırın yok mu?" diye mırıldandım yüzlerimiz arasında sadece birkaç santim varken. Yüzü gecenin ışıklarıyla hafifçe aydınlanıyordu.
"Zaman kaybı gibi göründü." Çenemi davetkâr biçimde kaldırmama rağmen beni öpmedi. Eli külotumun altına süzülüp kalçamı avuçladı.
"Peki ya benimki?"
"Hoş bir dikkat dağıtıcı." Elini daha yukarı kaldırıp belimden sıkıca tuttu, ikimizi birden yatağa atmadan önce dudaklarında ufak bir gülümseme gördüm.