“The Holy Bible” dediğim Böyle Buyurdu Zerdüşt’ten sonra daha günlük, -Nietzsche ne kadar günlük olabilirse- daha sohbet eder gibi bir havası var. Çok sayıda konuda belki yirmi cümleyi bile aşmayacak şekilde bir fikir müdafaası, çoğu yerde kendiyle duruşmalarıyla bana zaman aralıklarıyla okumam gerektiğini söyledi sanki. Akıcı değil, öğretici fakat zorlayıcı da belki.
Keşke yemyeşil bir ormanda, onun da kitapta bahsettiği gibi, herkesten kaçıp cırcır böcekleriyle beraber okuyabilme imkanım olsaydı. Dilerim bir gün kaçmayı başarır ve kolumun altına sıkıştırıp onunla başbaşa tartışabilirim!