Gönderi

Bir arkadaşım sordu bana da: ”Namazın Türkçe kılınması ne kadar doğru sizce? “ 2 saattir belki daha fazla bunu tartışıyoruz. Sonuca bağlanmıyor maalesef. Ayetlerle yaklaşırsanız olaya çoook güzel olur 👍🏻
·
2 Gösterim
8 Yorum
Beni tanıyor musunuz ? Tanıştık mı daha önce ? Ben sizin sorduğunuz sorunun cevabını verdim hemde bilmişlik yaparak değil ayetleri okuyun dedim. Kendiniz sordunuz. Allah diledi ki ben karşımıza çıktım sizi aydınlatmak istedim. Allah dilemese iletinizi bile görecek değildim. Allah size rahmette bulunduğu halde gereksiz konuları tartışma vesilesi yapmanın anlamı nedir? Yazdığınız herşeyi veya fazlasını bilmediğini mi sanıyorsunuz veya ben size aklı mı danıştım da bana bazı şeyleri öğretme cüretinde girdiniz?
Önceki 1 yanıtı göster
Anlatayım kardeşim ancak rica ediyorum yazdıklarımın hepsini anlayarak ve sabırla oku lütfen... Muhkem ve Müteşabih ayetler kavramına değinmek isterim Muhkem anlamı kesin ve tartışmasız demektir. Müteşabih ise benzetme anlamına gelir ancak müteşabih ayet dendiğinde şu şekilde anlayabiliriz " Anlamı kesin bir açıklama içermeyen ayetler" veya "tartışmalı ayetler diyelim. Müteşabih kelimesini bir kıssa ile anlatmak isterim. Kur'an-ı Kerim'in Bakara suresinde geçen bakara kıssası buna en güzel örneklerdendir. Musa as kavmine "Allah size bir inek boğazlamanızı emrediyor" dediğinde kavmi ona bir sürü inek var bunlardan hangisi Rabbine sor bizde bilelim ona göre keselim demişti. Musa peygamber onlara Rabbe sorarak detay ile geldiğinde bunun yeterli olmadığını daha fazla detay gerektiğini söylediler. En sonunda Musa peygamber daha fazla detay getirdi ancak israiloğulları "bu inekler gözümüze birbirine benzer veya tartışmaya açık görünüyor. Rabbin hangisini boğazlamamızı istiyor biz anlayamadık dediler. Çünkü sen bize sarı diyorsun bunların bir çoğu sarı hangisi biz anlayamadık gibi. ayetin orjinali: Bakara 70 Şöyle dediler "Dua et Rabb'ine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız." Arapçası Bakara 70 Kâlûd’u lenâ rabbeke yubeyyin lenâ mâ hiye, innel bakara teşâbehe aleynâ, ve innâ in şâallâhu le muhtedûn(muhtedûne). Arapçasındaki "teşâbehe" kelimesi türkçesindeki "gözümüzde başkalarıyla karıştı" anlamına gelen kelimedir. Ve Müteşabih kelimesinin kelime köküdür. teşâbehe= müteşabih Yani anlamı belirsiz olan demek. Ali imran 7 Kitap'ı sana indiren O'dur: Onun ayetlerinden bir kısmı muhkemlerdir ki; onlar Kitap'ın anasıdır. Diğer ayetlerse müteşâbihlerdir. Şu var ki, kalplerinde bir eğrilik ve bozukluk bulunanlar, fitne aramak, onun yorumuna öncelik tanımak için Kitap'ın sadece müteşâbih kısmının ardına düşerler. Onun tevilini ise bir Allah bilir, bir de ilimde derinleşmiş olanlar. Bunlar, "Ona inandık, hepsi Rabbimizin katındandır." derler. Gönül ve akıl sahiplerinden başkası gereğince düşünemez. Bakın bu ayette anlatılmak istenen muhkem'in kesin anlamlı oluşu müteşabih'in ise kesin olmayan kafa karıştırıcı olduğu ve onun kesin tevilini Tam olarak Allah'ın bildiği ve iman sahiplerinin ise onların hepsinin Allah katından olduğunu söylemesi ile sonuçlanmasıdır. İman sahiplerinin onların hepsinin Allah katından olduğunu söylemesi gerektiği ve müteşabihiyat içeren Kuran-incil ve tevrat ayetleri mevcuttur. Madem konumuz incil o halde incilden örnek vereceğim. Örnek Matta ve Markos incillerinden aynı kıssa anlatımı: Matta 20 20 Bunun üzerine, Zebedi oğullarının annesi çocuklarıyla birlikte İsa'ya yaklaşıp tapındı ve O'ndan bir dilekte bulundu. 21 İsa ona, "Ne istiyorsun?"diye sordu. Kadın, "Hükümranlığında şu iki oğlumdan biri sağında öteki de solunda otursun diye buyruk ver" dedi. 22 İsa onu yanıtladı: "Ne dilediğinizi bilmiyorsunuz. İçeceğim bardaktan içebilir misiniz siz? "Onlar, "İçebiliriz" dediler. Markos 10 35 Zebedi'nin oğulları Yakup ile Yuhanna İsa'ya yaklaşıp, «Öğretmenimiz, bir dileğimiz var, bunu bizim için yapmanı istiyoruz» dediler. 36 İsa onlara, «Sizin için ne yapmamı istiyorsunuz?» diye sordu. 37 «Sen yüceliğine kavuşunca birimize sağında, ötekimize de solunda oturma ayrıcalığını ver» dediler. 38 «Siz ne dilediğinizi bilmiyorsunuz» dedi İsa. «Benim içeceğim kâseden siz içebilir misiniz? Benim vaftiz olacağım gibi siz de vaftiz olabilir misiniz?» İki farklı incil, iki aynı kıssa, iki ayrı anlatım Şimdi size soruyorum İsa peygamberden bu iyiliği isteyen Markos'un anlatımı ile oğullarmıydı ? Yoksa Matta'nın anlatımı ile Anne miydi ? Bu sorunun cevabını kesin olarak Allah bilir ancak bunların hepsi Allahtandır. 4 incil de gerçek ve haktır ve hepsi birlikte 1 incili oluşturur. Yani bu durum tamamıyla Allah'ın ilmi ile indirilmiştir. Yani Müteşabihtir. Kalbinde hastalık olan ile iman sahibini ayırmak içindir bu ilim. Kalbinde hastalık olan bunlardan hangisi doğru veya çelişkili der veya bunlara tevil vermeye çalışır. Ancak ilim sahipleri Rabbimiz bunu bu şekilde bilerek indirdi bunların hepsi Allah katındandır ve büyük bir sınavdır der. Bu sizin için yeterli bir cevap mıydı ? Zümer 23 Allah, sözün en güzelini, birbirine benzer iç içe ikili manalar ifade eden (müteşabih) bir Kitap halinde indirmiştir. Rablerinden korkanların ondan derileri ürperir. Sonra da hem derileri hem de kalpleri, Allah'ın Zikri/Kur'an'ı karşısında yumuşar. Bu, Allah'ın kılavuzudur ki, onunla dilediğini/dileyeni hidayete erdirir. Allah'ın saptırdığına gelince, ona kılavuzluk edecek yoktur.
8 yanıtı göster
sorularlaislamiyet.com/turkce-ibadet-y... Güvenilir bir site burada çok güzel anlatmış buradan okuyabilirsiniz .
Önceki 18 yanıtı göster
Aynen. Haklısınız. Bu arada bir şey sorabilir miyim kaç yaşındasınız? Yani çok bilgilisiniz merak ettim 😅
1 yanıtı göster
Bu yorum görüntülenemiyor
Bakara 91 Onlara, "Allah'ın indirmiş olduğuna inanın!" denildiğinde şöyle konuşurlar: "Biz, bize indirilene inanırız." Ve ondan ötesini inkâr ederler. Oysaki o, kendilerinin yanındakini doğrulayıcı bir gerçektir. Söyle onlara: "Madem iman sahibiydiniz, daha önce Allah'ın peygamberlerini niye öldürüyordunuz?" Siz bilirsiniz tartışmaya gerek yok selamlar
Önceki 3 yanıtı göster
Ayetleri silah olarak bana sunan sizsiniz. Eğer ağır konuştuysam kusura bakmayın. Ama burda siz yukarıdaki ayeti kullanarak silah doğrultup bana konuşmaktan , kendimi savunmaktan başka çare bırakmadınız. Ben dünyada kendimi , dinimi savunamazsam ahirette nasıl savunabilirim ? Hangi yüzle? Selamlar ...
Sorun yok.Detaylandırmayı seviyorum,imgesel anlatımdan vazgeçemiyorum.🙋🏻‍♂️Buna alıştım.👍😁
Reklam
“Ey Ehl-i kitap! Niçin hakkı bâtıla karıştırıyor ve bile bile hakkı gizliyorsunuz?” (Âl-i imrân, 3/71) Yahudiler hakkındaki âyetlerden bazıları şunlardır: 1. Tevrat’ı değiştirdiler. (Bakara, 2/79) 🌿2. Peygamberleri öldürdüler. (Âl-i İmran, 3/183) 3. Hz. İsa’yı öldüremediler. (Nisa, 4/157) 4. Fesat çıkardılar. Allah’a cimri dediler. (Maide, 5/64) 5. Hz. Meryem’e iftira ettiler. (Nisa, 4/156) 6. İman edenlere en şiddetli düşmanlık edenler Yahudi ve müşriklerdir. (Maide, 5/82) 7. Üzeyir Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe, 9/30) 🌿8. Kıskançlık ve maddi çıkar yüzünden Kur’ana inanmadılar. (Bakara, 2/146) 9. Çoğu iman etmeyecektir. (Bakara, 2/100; Nisa, 4/155) 10. Allah’ı inkârlarından dolayı lanete uğradılar. (Bakara, 2/88-89) 11. Allah’a ve peygamberlerine inanın. (Allah) üçtür demeyin!” (Nisâ, 4/171) Kur’an'a Göre Hristiyanlar: 1. Meryem oğlu Mesihe, Allah diyenler, kâfir olmuştur. (Maide, 5/72) 2. Allah üç ilahtan biridir diyenler kâfir olmuştur. (Maide, 5/73) 3. Meryem oğlu Mesih bir peygamber, anası da sadık bir kadındır. (Maide 75) 4. İsa Mesihe Allah’ın oğlu dediler. (Tevbe, 9/30) 5. Yahudilere göre, Hıristiyanlar Müslümanlara daha yakındır. (Maide, 5/82) Yahudi ve Hristiyanların Ortak Yönleri: 1. Bilginlerini, rahiplerini Rabler edindiler. (Tevbe, 9/31) 2. Yahudi bilginleri ve Hristiyan rahipleri halkın mallarını yediler. (Tevbe, 9/34) 3. Allah’ın oğullarıyız dediler. (Maide, 5/18) 4. Bile bile hakkı gizlediler. (Âl-i İmran, 3/71) 5. Allah çocuk edindi diye iftira ettiler. (Bakara, 2/116) 🌿6. Allah’ın âyetlerini inkâr ettiler. (Âl-i İmran, 3/70) 7. Allah’a iftira ettiler. (Âl-i İmran, 3/78) 8. Yahudi ve Hristiyanlar, birbirinin dostlarıdır. (Maide, 5/51) 9. Dinlerine uymadıkça Yahudiler de Hristiyanlar da asla senden razı olmayacaklardır... (Bakara, 2/120) 10. Dinlerinde aşırı gittiler. (Nisa, 4/171) 11. Kitaplarındaki bilgileri gizlediler. (Maide, 5/15) 🌿12. Ehl-i kitap, “Cennete ancak Yahudi ve Hıristiyanlar girecek” dediler. (Bakara, 2/111) 13. Ehl-i kitap ve müşriklerden olan inkârcılar, cehennem ateşinde ebedi olarak kalırlar. Onlar, halkın en şerlileridir. (Beyyine, 98/6) Bu âyet-i kerimelerden açıkça anlaşılıyor ki, Yahudiler Tevrat’ı değiştirdiler. Hz. Musa’nın dini değişince Allah Teâlâ, İncil ile Hz. İsa’yı gönderdi. Hz. İsa’nın dini de bozulunca, İncil, yüzlerce İncil halini alınca, Allah Teâlâ, İslamiyet’i ve Kur'an-ı Kerimi tahrifden masun ve muhkem bir şekilde göndermiştir. Bunlar Kur’an içindeki nakli delillerdir. Aynı zamanda, akli ve mantıki delilleri de İslam alimleri kitaplarında beyan etmişlerdir. Zaten, halihazırdaki Tevrat ve İncil, ispata lüzum kalmadan, kendi kendini çürütecek çelişkilerle doludur.yÜKArDA BİRSÜRÜ ÖRNEĞİ VAR. Dünyada en kolay iş, İncil ve Tevrat’ın tutarsızlıklarını göstermektir. Mesela, teslis inancı, günah çıkarmak, vaftiz, melekler Allah'ın kızlarıdır -haşa- inanışı, rahiplerin ilah yerine konulması, kilisenin kul ile Allah arasında aracı olması, Allah’ın papa ile hulul etmesi inancı, daha buna benzer çok aklın haricindeki ŞEYLER....
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.