Kafka’nın, evli bir kadın olan Milena’ya yazdığı bu mektuplar gerçekten hayranlık uyandırıcı. İnsanın bu mektupları okurken, kendisine böylesine aşk dolu mektuplar yazılmasını istemesi kaçınılmaz oluyor. Bir insanın yalnızca 3-4 kere gördüğü başka bir insana karşı bu kadar büyük duygular hissedebilmesi fazlasıyla etkileyici.

Kafka bir mektubunda “Milena yardım et bana! Söyleyebildiklerimden daha fazlasını anla!” yazıyor, ki ben tam bu noktada bir adamın bir kadına karşı söyleyebileceği her şeyi söylemiş olan Kafka’ya bir kere daha hayran oluyorum ve Milena Jesenská’yı ‘Kıskanılası kadınlar’ listesinin üst sıralarına yerleştiriyorum.

Her duygunun kolayca tüketildiği bu dünyada bu kadar güzel bir aşkı yaşayabilmek, sevdiğine aranızdaki engellerin bilincindeyken böylesine bağlanabilmek, karşılığı olup olmadığını umursamadan hislerini açıkça karşındaki insana aktarabilmiş olmak tek kelimeyle muazzam.

”Mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken, seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? Neden değilim?”

Dipnot / Sevgili Franz Kafka ve Milena Jesenská’dan özel hayatlarını konu alan bu duygu yüklü mektupları okuduğum için özür diliyorum.