Gönderi

1. Birisini Bilmen İçin O mu Olmalısınız?
Eğer "bilmek", "aynı deneyimleri yaşamak" olarak tanımlanır ve insanların deneyimlerindeki derin farklılıklara vurgu yapılırsa, o zaman, bu soruya ilk başta rahatlıkla evet yanıtı verilebilir. Sadece bana çok benzeyen insanlar benim karakteristik deneyimlerimi yaşayabilirler ve dolayısıyla sadece benim gibi insanlar beni anlayabilirler. Bu sizin için de geçerlidir. Buradan içeriden epistemoloji öğretisi ortaya çıkıyor: Birisini bilmek için o olmalısınız.
Sayfa 44 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
·
15 Gösterim
1 Yorum
Fakat diye devam ediyor Brain Fay: Güneyli yoksul ortakçıların durumunu haber yapan orta sınıf bir gazetecinin durumunu düşünün. Ya da akıl hastanelerindeki hastaların yaşamlarını betimleyen saygın ve akıllı bir profesörü ele alın. Ya da 20. yüzyılda yaşan ve ortaçağdaki çocukların yaşantılarını anlatan bir Fransız'ın durumunu. Bu durumlar, anlatılan insanların öznel deneyimleri, onları anlatanlarınkiden o kadar farklı ki, bu deneyimleri kavramaya çalışmak, sonsuza dek elimize geçmeyek olan Kutsal Kase'nin durumunu andırıyor. Halbuki james Agee, Güneyli yoksul ortakçıların 1930'lardaki yaşamlarının dokusunu inkar edilemeyecek bir duyarlılık ve güçle ortaya koyduğu kitap olan let Us Now praise famous Men'i yazdı. -Burda tarihten bir takım benzer örnekler veriyor Brain fay atlıyorum.. Bunların hepsi, başkalarının yaşanan deneyimlerinin yoğunluk ve karmaşıklıklarıyla, belirsizlik ve müphemlikleriyle, rasyonaliteleri yanında duygusallıklarıyla birlikte ifşa edildiği klasik çalışmalardır. Eğer ''birini bilmek için o olmak'' gerekseydi bütün bu kitaplar nasıl yazılabilirdi? Bu sorunun yanıtı, bilmek ile olmayı birbirinden ayırmakta yatıyor. Ben kendim olabilirim fakat bu, kendimi bileceğim anlamına gelmiyor. Bir deneyimi bilmek sadece onu yaşamak demek değildir: Bu, bu deneyimin ne olduğunu (hem söylemsel hem de söylemsel olmayan ifadeleri kapsayan genel bir anlamda) ifade edebilmek demektir. Bilgi, deneyimin kendisine değil, bu deneyimin anlamının kavranmasına dayanıyor. Bundan dolayı bilgi, ruhsal özdeşleşim değil yorumlayıcı anlamadır: Kendimizi ve başkalarını bilmek, bir ruhsal birlik örneği değil, bir şifre çözme, açıklaştırma ve açıklama örneğidir. Tam da bilmek sırf deneyim olmayıp anlamı kavramak olduğu için, birisi olmak onu bimlenin ne gerekli ne de yeterli koşuludur. Yeterli değil çünkü birisi olabilir fakat yine de onun yaşamının ne olduğunu bilemeyebilirsiniz. Gerekli değil çünkü bazen bir deneyimi yaşamasanız ve bunu yaşayanlardan çok farklı olsanız bile bunun anlamını kavrayabilirsiniz. Hatta bazen, bu anlamı kavramak ''birisi'' olmayanlar için daha kolaydır çünkü bunlar, deneyimden, deneyimin anlamını takdir etmek için gereken mesafede bulunurlar. Yine de birisini bilmek için illa o olmanız gerekmese bile, başkalarının hayatlarını anlamak için onlara karşı duyarlı olmalısınız. İnsanlar, düşünce ve duyguları etkinlik ve ilişkilerini derinden etkileyen deneyimleyici varlıklardır. Sosyal bilimcilerin insanların eylem ve ilişkilerini anlayabilmeleri için bu zihinsel olay ve durumların doğasını değerlendirebilmeleri gerekiyor ve bunu yapmak için de bu yaşanmışlıklara karşı duyarlı olmaları gerekiyor. Bu duyarlılık, çoğu zaman, başklarıyla etkileşerek ya da onlarınkine genelde benzer deneyimler yaşayarak artırılabilir. Öznelerinin deneyimleri için içgörü kazanmanın yolu olarak, tarihçiler kendilerini tamamen tarihsel kaynaklara veriyor, antropologlar kampsamlı alan araştırmalarına giriyor ve psikologlar da her saat hastalarını dinliyor. Ortak Deneyimle artırılan duyarlılık, genellikle, başkalarının hayatlarını anlamada önemli bir aşamadır: ''birisini bilmek için o olmalısınız'' tezindeki hakikat payı buradadır. Fakat gerçek anlama, duyarlılığın ötesinde bir şeydir. Başaklarını bilmek (hatta kişinin kendisini bilmesi), onların (kendi) deneyimlerine anlam verebilmektir. Bunun için ise, duyarlılığın yanı sıra, onların deneyimlerinin anlamının şifresini çözme kabiliyeti gerekiyor. Bunun için onlar olmanız ya da onlara çok benzemeniz gerekmiyor ( tabii, her insanın yaptığı, deneyim yaşayabilme, düşünebilme ve hissedebilme bağlamındaki zararsız benzerlik(ler) dışında ).
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.