'Görmek istemiyorum
Gözümden ye beni
Duymak istemiyorum
Kulağımdan yut beni
Düşünmek istemiyorum
Kafamdan beni yut
Harput...'
Şiir bu, hikayesiyse şöyle rivayet:
İş bu şiiri Anlamayan elazizli bir takipçi
Asaf beyefendiyi bir kahvehanede nargile tüttürürken görür, ve yanına varıp ezberden okuyarak der üstadım bu şiirin hikmetini çözemedim, bize bir tefsir.
Asaf halet nargilesinden sağlam bir duman alıp,
-Farzetki evlat, ben bir melankolik fareyim
Ve benim kedim Harput da beni yemek üzere üstüme doğru yürüyor.
-eee?
Kedinin ağzındayım. Artık beni yutacak. Korkudan çıkıyorum artık. Uzaklaşıyorum. Yutulmamı bekliyorum.
Sonra bir duman daha alır ve der,
Görüyorsun ya, yazdığım şiirde anlaşılmayacak bir şey yok.. Çok açık..
Sende bir duman ister misin?
Ekseriyetle duman ehlindendir.
Umarım gittiği yerde kanlıcalı İsmail efendinin nargilesinden vardır. Ve gönlünce şiir yazıyordur.