Gönderi

Puan vermedi·96 syf.··
2018 42. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 23 Ağustos 2018 21:48
Şehrin kalabalığından bunalınca kendimi hep sahil kenarlarına atarım. Kıyı kenarlarını yalayan su dalgalarının sesi, simit kapma yarışına giren martıların çığlıkları beni hep çok mutlu etmiştir. Bir kenarda oturup saatlerce martıların havada süzülmesini seyredebilirim. Onlara bakınca çocukluğum gelir aklıma. Çocukken en büyük tutkularımdan biri kuşlar gibi uçmaktı . Bunu martıları seyredince daha yoğun hissediyorum... Deniz kadife bir örtü gibi yumuşak ve sonsuz gözükür gözüme. Sonsuz gözüküyor hissi bana korku verdiği kadar heyecanda veriyor. Sanırım martılar korkusuzca üstünde uçabildiği için onlara hayranlığım diğer kuşlara nazaran daha fazla. Belki de bunların hiçbiriyle ilgisi bile yok, bende bilmiyorum.... Hayvanlara her zaman ilgim olmuştur. Onların bizim gibi hissiyat sahip olup olmadıları beni hep düşündüren bir konudur. Kitapta dünyaya gelişini sadece yemek yemek ve daha uzun yaşamak olduğunu kabulenmeyen, kendini keşfetme yolculuğuna çıkan bir martının hikayesine tanık oluyorsunuz. Yüreği sevgi dolu olan küçücük bir martı. Kendisini sınırlandıran ne varsa hepsi atan koca yürekli martı. Sürüsünden sürülmesi bile onu kendini tanıma yolculuğuna çıkmaktan alıkoymadı. Sevgi ve inançla açtığı yolda bir çok martının bambaşka bir yol almasını sağladı.Marti Jonathan Livingston..... İncelemeyi bir alıntıyla bitirmek istiyorum. "Uçmak, bir martının en doğal hakkıdır. Özgürlük ise, var oluşun bir parçasıdır. Boş inançlar olsun, gelenekler olsun, özgürlüğü kısıtlayan ne varsa, kaldırıp atmak gerek." sf-79 Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim....
Martı Jonathan LivingstonRichard Bach · Epsilon Yayınları · 201680bin okunma
·
6 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.