Doğrusu Türkiye’deki Latin alfabesi mahalli telaffuzdan çok, İstanbul temelli umumi bir Türkçe’yi hedef edindi. Harf Devrimi yapılırken iki gerekçe vardı; matbaanın ucuz ve seri kullanımı ve Türkçe imlanın bir düzene konması.
Dil eşittir alfabe değildir. Dil ve alfabe birbirinden çok farklı şeylerdir. Şu ayrımı iyi yapalım artık. Kur'an'ın Arap alfabesi ile yazılmış olması o alfabeyi kutsal yapmaz. Arap alfabesi yüzyıllar boyu Türk devletleri tarafından kullanılmış olsa da Türk diline uygun olmadığı çok nokta vardı. Ve değişilmesi de kaçınılmazdı.
Ortak kelime diye bir şey olmaz. Başka bir dilden alınmış veya ödünçlenmiş kelimeler bulunur. Tarihi ilişkiler sebebiyle her dil başka bir dilden kelime alabilir, dilinde yer edinebilir. Türkçe en çok Arapça, Fransızca ve Farsçadan almış olsa da Türkçenin en çok kelime verdiği dil Sırpçadır mesela. Bu bilgilerden yola çıkarak zaten hem mantıken hem de dilbilimsel olarak bir alfabe çıkarımı yapmak doğru değildir.