144 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Merhaba, instagramda @bursaninokurlari ile Ağustos ayı okumalarımızdan biri Kant ve Kımızı Elbise'ydi. Sevdiğin bir kitaba methiyeler düzmek ne kadar kolaysa sevmediğin bir kitaba eleştiri yazmak da bir o kadar zor.
Size biraz kurgudan bahsedeyim. Evlenip eşiyle birlikte Fransa'ya yerleşen genç bir kadın var. Yaşadığı ülkenin dilini bilmiyor. Bir kız çocuk annesi. Yazarın ısrar kıyamet dile getirdiği "kara çarşaf"ından anladığımız kadarıyla müslüman. Ben okurken özgürlük kisvesi altında dine, müslümanlığa bir aşağılama yapıldığı hissine kapıldım. Ama sonra üzerine düşündükçe fark ettim ki karakterin dini üzerinde pek durulmamış. Müslüman olduğu çıkarımını sadece kıyafetinden yapabiliyoruz çünkü dini inancıyla, kutsal kitabıyla, ibadetiyle ilgili hiçbir şey yok kitapta. Üzerine giydiği vücudunu örten kıyafetle beynini de örttüğünü zannediyor sanırım. Karakter müslüman olamayacak kadar sığ geldi bana. Çarşaf giymeyi kendi inancının gereği olarak düşündüğü için hür iradesiyle seçmemiş. Tamamen ailenin dayatmasıyla, tıpkı sevmediği ve ihtiyacı haricinde kendisini görmezden gelen kocasıyla evliliğinde olduğu gibi.
Bir gün alışverişe çıktığında bir mağazanın vitrininde gördüğü kırmızı elbiseye hayran oluyor. Ama onu değil giymek bakmasının bile günah olduğuna inandırılmış, ilginç. İçi gitse de almayı düşünmüyor ama her çarşıya çıktığında elbiseye bakmaktan kendini alamıyor. Bir gün komşunun kapısı önünde Kant'ın bir kitabını buluyor ve gizlice alıyor. Okumayı bilmese de kitabı saklıyor, kızının yardımıyla oradan öğrendiği birkaç cümle kadının aydınlanmasına sebep oluyor.
Özetle bu şekilde. Yazara birkaç yerde katılsam da genel olarak fikirlerimiz uyuşmadı. Kitabı sevemedim. Bence dini gerçekte yaşamayan insanların koyduğu, dinde yeri bile olmayan katı kurallara elbette boyun eğmemek gerek. Fakat dinin gerekleri de onlarla bir tutulup hafife alınamaz. Sebebini bilmeden sadece mecburiyetten çarşaf giyen insan için bu esaret olabilir ama hür iradesiyle seçmiş bir insana karışmak da kimsenin haddine değildir. Bir insanın ne kadar açık giyineceğine de ne kadar kapalı giyineceğine de kimse karışamaz, karışmamalı. Özgürlük tek taraflı değil.