Çizgili Pijamalı Çocuk

İkinci dünya savaşının en çok etkilenen kitlesi yahudiler bunların içinde en çok etkilenen ise kuşkusuz çocuklardır. İnsanın mantığı almasa da tarihi boyunca yetişkin insanlar şu veya bu şekilde karar vermiş cezasını ise çocuklar çekmiştir. Oysa adı üstünde "ÇOCUK".
Kitabın son paragrafında;
"Elbette tüm bunlar çok uzun zaman önce oldu ve böyle bir şey bir daha asla olamaz. Bu zamanda ve bu çağda tabii ki..." bu iki cümle geçmektedir. Ne kadar ironik değil mi? Özellille şu cümle "böyle bir şey bir daha asla olamaz"...
Sizinde bildiğiniz gibi 2018'in yaşandığı şu anda da bunlar hatta daha ağır derecede olanları yaşanmakta ve yaşatılmaktadır. Ortadoğu, (özellikle, Filistin, suriye ve Irak), Myanmar ve afrikada...
Ve kitabın son cümlesine inanmadığımı belirtmek istiyorum. Hatta diyorum ki; DÜNYA DÖNDÜKÇE BU ZULÜM DEVAM EDECEKTİR. ÇOCUKLAR YETİM KALACAK VE ÇOK KEZ DE ÇOCUKLARIN BİZZAT KENDİSİ ÖLECEKTİR. Bu ekoemparyel dünyada para ve onun köleleri olduğu sürece (ki hep olacaklar) üzülerek söylüyorum ki bunlar yaşanacaktır...
Gelelim kitapta anlatılanlara.

Bu nazi ideolojisinin ne boyutlara ulaştığının kısa bir gösterimidir. Gerçekte durum daha şiddetli daha korkunç daha fena olmuştur...
Bruno, ablası gretel Annesi ve babası yaşadıkları şehir olan Berlin'den nazi kampı olan başka bir yere taşınmak zorunda kalırlar. Ailenin babası üst subay payesinde bir nazi komutanı ve kampın en üst amiridir. Bruno camdan bu kampı görür ve ablasına anlatır. Fikir yürütür ne olduğunu tam bilemezler. Bu dönem de ayrıca kardeşler yeni evlerinden sıkılmakta ve sık sık Berlin'i özleyerek oraya dönmek istemektedirler. Ancak babalarının kararı katidir. Orada kalınacak!
Bir süre daha günler böyle geçer. Çocuklar oraya alışöaya başlarlar.

Bir gün bruno kampı çevreleyen tel örgülere kadar gider. Orada gezinirken shmuel isminde kendisiyle aynı gün doğmuş olan bir çocukla karşılaşır. Bu çocukla dostluk kurarlar hemen hemen her gün beraber vakit geçirirler.

Aradan 1 yıl geçmiştir. Bir gün bruno'nun annesiyle babası şiddetli bir tartışma yaşarlar. Anne oradan gitmek, Berlin'e dönmek istemektedir. Sonunda general razı olur. Hazırlıklar başlar.
Bu esnada Yahudi çocuk symuel'in babası kaybolmuş ve symuel bu durumu Bruno'ya anlatmıştır. Bruno babasını bulma konusunda arkadaşına söz vermiş ve tel örgünün diğer tarafına geçmek için arkadaşından çizgili pijama istemiştir. Ertesi gün yağmur dindiğinde Bruno sözleştikleri gibi arkadaşının yanına gitmiş ve çocuğun getirdiği çizgili pijamayı giyerek çitin öte yanına geçmiştir.
O günden sonra Bruno'dan haber alınamamış, çocuğa ne olduğu öğrenilememiştir...

Nazi Almanyasını ve dönemin şartlarını iyi betimlemiş güzel bir eser....

Okunmalı.

Vesselam.