İslâm öncesi Araplarda göze batan bazı eksiklikler var: Devlet kuramamak - Kadının tabu olması - Allah ile aldatılmak - Yetimin öksüzün yoksulun ötelenmesi.

İslâm öncesi Türklerde devlet kurmak gibi bir sorun yok. Kadın tabu değil. Hatta Sultan (Türkan), Hakan'ın imzası yanına kendi imzasını atmamışsa o belge geçersiz sayılırdı. Poligami (çok eşlilik) yoktu. Kur'an, bebeği kız doğunca yüzü asılan Arap erkeklerini anlatır, onları azarlar. Türklerde kız çocuk doğunca kimsenin yüzü asılmazdı. Tanrı inancı elbette vardı; ancak sırtını ona dayamış kurumsal din adamları gibi tembel bir sınıf yoktu. Yetim,öksüz, yoksulun itilip kakıldığına dair ben henüz bir şey bulamadım.

Kur'an adeta Araplara "Türkler gibi olun" demiştir.

İslâm sonrası Araplar tarihte ilk defa derli toplu devlet kurdular. Kadının konumu ilk yıllarda biraz toparlandı, peygamber sayesinde komutanlık yapanları bile var. Sonrasında devlet yönetiminde de yer alanlarını gördük. Halife Osmanla Emeviler başa bela edilene dek demokratik bir nezaket ve laiklik denendi. Yetim öksüz yoksul konusunda toplumsal titizlik gösterildi; Beytül Mal kuruldu.

Şimdi, Araplar Türk uygarlığını alması gerekirken, biz Araplaştık. Onları da aşağı çektik. Tarihte de böyle, şimdi de. Harfler, kadının giyimi, poligami, kültürün her öğesi, çocuklara verilen adlar, hepsi Arap hayranlığının bir göstergesi.

Bir tek devleti çökertip kabile olmamız kaldı...

Arap dincilerinin bombalı paketle öldürdüğü Bahriye Üçok'un bu başyapıtını yeniden okuyorum. O, bugünlere gelmeyelim diye elinden geleni yaptı...