144 syf.
·8/10
Kitap 3 bölümden oluşuyor; Aminata'nın öyküsü , kadınların özgürlüğüne vurgu yapan edebi eserlerden seçmeler, dinsel alıntılar.
.
Aminata, aile ve toplum dayatması sonucu çarşafa hapsedilen evli bir kadın. Vitrinde gördüğü kırmızı elbiseyi giyme arzusuyla günlerini geçirirken , bulduğu kitap ile ünlü filozof Kant'ın "Aklını kullanma cesareti göster" sözünü benimsemesi ile içsel bir devrime sürükleniyor..
.
Aminata bir toplum gerçeğidir. Günümüzde hâlâ daha toplum baskıları görülmektedir. En basit örneği bilinçaltına işleyen "Elalem ne der?" sözüdür..
.
Yetiştiğimiz kesim önemli bir etken olabiliyor hayatımızda. Öyle ki Aminata'ya doğduğundan beri aşılanan şey; hayattaki tek amacının kocasına itaat etmesi gerektiğiydi.. Varoluşu bile onlara göre sadece çocuk doğurmak. Kadınların damızlık olarak görüldüğü, annenin gücünün doğurduğu erkek sayısı ile ölçüldüğü, kadınların değil söz hakkının düşünme hakkının bile olmadığı bir toplum onunkisi.
.
Bir kadın olarak bunları okuyor olmak biraz yüreğimi burktu çünkü bazen kadın olmak çok zor...
.
Son bölümde yer alan "Yakılacak Kadın" alıntısı da beni etkiledi. (Voltaire - Zadig veya Kader - 11.bölüm)