144 syf.
·28 günde·Beğendi·9/10
"Sesini yükseltme! Unutma ki seslerin en çirkini eşeğin sesidir."
Lokman Suresi; 19. ayet

OKUMAK ÖĞRENMEKTİR, İNSAN KEŞFETMEK GÜZELDİR !

İlk defa Aziz Nesin okudum. Zaten aklımdaydı ama Tuco Herrera sebep oldu diyebilirim, malum kendisinin has adamlarından, babam diyor.
Tuco inceleme de istedi,istemese de muhtemelen yazardım. Bu inceleme için Tuco'ya söz verdim ve ona ithaf olsun :) niceleri hatırım için yaz dedi de kıramazdım onu darılırdı :) Bakınız Mülayim misali , sonuçta yazı mı tura mı demeyin okudum kitabı ve dik geldi düşüncelerim :)
https://www.youtube.com/watch?v=rgtW_35Df-k

Kitap kısa öykülerden, yer yer hatıra veya denemeye benzeyen yazılardan oluşuyor. Yazarı tanımak adına tek başına ölçü olur mu, olmaz elbette çünkü hem çok fazla eseri var hem de hayatına dair yazdığı kitaplar var. Fakat yine de çok faydalı ve keyifli bir okuma oldu benim açımdan, çoğu neşeli ama hep de bir hüzün payı olan bu yazıları okumak.

Neden bugüne kadar okumadım peki? İlle de somut olarak işte şundan diyemesem de, 90lı yıllarda çocuk olduğum için ve hayata bakışımız hayli farklı olduğu için önyargılı veya mesafeli kalmış olabilirim. Bugün bunun gereksizliğinin farkındayım ve okumaya devam edeceğim çünkü aynı fikirde olmamız zaten gerekmiyor.

Neydi onu toplumda marjinal bir yere getiren? Fikirleri mi, inanç ya da inançsızlığı mı, farklı bakış açıları geliştirmesi mi, elbette daha iyi tanıyanlar bu konuda bilgi sahibidir, henüz yolun başındayım. Öldüğünde kimileri onun için, "İnanmadığı yere gitti" demişler. Bilemem artık tam olarak ne yaşadı , bir insan teki olarak hepimiz gibi göçüp gitti bu dünyadan.

İncelemenin en başına bir ayet ekledim, aslında hep inanırım ki, hakikati kimin dile getireceği hiç belli olmaz. Bazen hacı,hoca dediğin adamların söylemediklerini Aziz Nesin gibiler söyler. Kitaba ismini veren hikaye gerçekten çok özeldi. "Ah biz eşekler" Okuyanlar bilir, eşeklerin eskiden bir dili olduğunu fakat bunun bir süreçten geçerek sonunda Aİ sesine dönüştüğünü kurgulamış yazar, güzel de etmiş. Kurtların saldırısını hafife alan eşeklerin bir gün ne kadar çaresiz hale geldiğini anlatıyor. Aklıma ister istemez dolar kurunun günümüzdeki durumu geldi,
"Dolar 5 lira olur mu? Olmaz canım, 5 oldu, 6 olur mu? Hayır ne mümkün.. 6 oldu 7 olmasın sakın? Ne münasebet.."
Veya bunu tarihimize de uyarlayabiliriz. Osmanlı, Balkan savaşlarını yara bere içinde atlatmışken, 1. Dünya Savaşını da büyük kayıplarla atlatıp nihayet Kurtuluş Savaşına geldiğimizde iyi ki artık "eşeklik etmekle bir yere varılamayacağını" çoktan bilen Mustafa Kemal sazı eline almıştı.

Bir süredir dünyaya ve haliyle ülkemizdeki gidişata daha muhalif baktığım doğrudur. Kitap sitemizin ve daha çok okumanın da bunda katkısı büyüktür. Yine de iktidar olsun muhalefet olsun veya başkaca kesimler hakkındaki düşüncem, doğrusuna doğru yanlışına yanlış demek yönündedir. Topyekün bir kötülemeyi vicdansızlık olarak kabul ediyorum.

Biraz daha kitaptan bahsedelim. Nesin'in dili hiciv üzerine kurulu malum. Politik kurnazlığı, kültürel yozlaşmayı, kişisel menfaatleri çok güzel ve vurucu şekilde anlatıyor. Ağalara, beylere de çakıyor elbette, para düzenine de sallıyor.

Elimdeki kitabın yayın tarihi 1973, Tekin Yayınevi, 3. baskıymış. Kitabın bir bölümü, ilk 2 baskıda olmayıp bu baskıya eklenenlerden oluşuyor. Şimdiki yeni baskılarda eklenen çıkarılan var mı bilmiyorum. 20 kısa öykü-deneme var kitapta.

Hepsine tek tek değinemesem de bazılarından daha fazla etkilendiğimi söyleyeyim. Özellikle;
Ah Biz Eşekler, Allah Kabul Etsin,Bizim Ev, Neden Bu Hale Düştük, Marta Tore Öldü,Ramazan Aydın,Fareler Birbirini Yer çok hoşuma giden yazılardı.

Epeyi uzattım, son olarak Ramazan Aydın hikayesinden birkaç alıntıyla bitireyim. Bir insan tekine odaklanmış Nesin,kendisinin ve insanların yalnızlığına.

"Orada beni en çok memnun eden şey, yalnız başına olmamdı. Çoktan beri bir türlü yalnız kalamıyordum.Çok uzaklarda tatlı bir anı gibi kalan güzel yalnızlığımı neredeyse unutacaktım."

"Nasıl olup da yalnızlıktan hoşlandığıma şaşanlar; dahası bendeki bu yalnızlık özlemini yapmacık bulanlar bile var.Nasıl mı yalnız yaşayabiliyorum? İşte böyle. Önce bu, insanın yalnızlıktan ne anladığına bağlıdır. Kendi başına kalınca,hiçbir zaman salt yalnız olmuyorum ki. Çok yalnız kaldığım için, yalnızlığımı çoğaltıp, tek başımayken de kalabalık olmasını öğrendim."

Hikayenin kahramanı Ramazan Aydın'dan bir duvar yazısıyla bitirelim,

"İlimdir insanların rehberi
Duvardır berduşların defteri"

Biz de defter niyetine buralara yazıyoruz işte, Tuco'nun da dediği gibi hep işsizlikten :) O zaman esen ve işsiz kalın. Herkese iyi okumalar..