Gönderi

Puan vermedi·102 syf.··
Beğendi
·
2018 30. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 21 Ekim 2018 18:27
Kitapla ilgili bilgiler bulunabilir. Kırık Bir Aşk Hikayesi Misafirlerin gidip sadece Sergey Nikolayeviç, Vladimir Petroviç ve ev sahibinin kaldığı bir evde basit bir soruyla başlar her şey. "Hadi ilk aşklarımızı anlatalım..." Ev sahibi ve Sergey Nikolayeviç'in sıradan aşk hikayelerinden sonra mikrofuna eline alan Vladimir Petroviç'in hüzünlü aşk hikayesini anlatır bize Turgenyev bu uzun öyküde. Aslında Petroviç hikaye anlatma becerisi olmadığını söyleyip yazarak daha iyi ifade edeceğini teklif eder ve 15 gün sonra buluştuklarında yazdıklarını takdim eder. Ve böylece başlar bu öykü. İlk aşk, ilk heyecan herkes yaşamıştır bunu. Kimi hatırlar, unutmaz bir ömür boyu. Kiminin de hafızasında yer bile işgal etmez. Unutulup gitmiştir kör olasıca bellekten. 16 yaşındaki Vladimir Petroviç'in ilk aşkı ve ilk yazgısının (belki de son) adı da 21 yaşındaki Prenses Zinaida Aleksandrova. Komşu olarak taşınırlar bizim oğlanın evlerinin oraya. Diyeceksin ki prensesin ne işi var orada. Eskiden varsıllarmış canım, sonradan tuş olmuşlar işte. Hikaye nasıl olsun. Genç, kibirli, güzel prensese hayranlık ile başlayan süreç günden günden tutkulu bir aşka dönüşür. Prenses hazretlerine sadece bizim oğlan aşık olmaz. Prensesin evinden çıkmak bilmeyen Kont Malevski, Doktor Luşin, Şair Maydanov, emekli kaptan Nirmatski, asker Byelovzorov ve bizim oğlanın babası da tav olur 21 yaşındaki prensese. Ev bildiğin Şampiyonlar Ligi, kurtlar sofrası. Prenseste kaprisleriyle, kibiriyle hepsini sıkıcı hayatında eğlence olarak görmeye başlar. 16 yaşındaki masum, saf duyguları kimin umrunda? Velhasıl kelam bizim oğlanın kara sevdası hayat ile olan bağlantılarını kopartır. Severek yaptığı ata binmeleri, yürüyüşleri yapmaz. Üniversite sınavlarına girmek için ders çalışmalarını yarıda bırakır. Artık gecesinde, gündüzünde, düşlerinde bir tek kişi vardır. Prenses Zinaida Aleksandrovna... Ve hayatta çoğu şeyin yolunda gitmediği gibi burda da her şey yolunda gitmez. Bizim eleman, büyük saygı duyduğu, annesinden daha yakın bulduğu babasının prensesle olan gönül macerasını öğrenir ve Cahit Berkay'ın Kırık Bir Aşk Hikayesi adlı fon müziği devreye girer. youtube.com/watch?v=BEr5ww6... Derken seneler geçer, evler taşınır, semtler değişir. Baba kalpten ölür ve oğluna bir mektup kalır: "Oğlum, kadınların aşkına dikkat et; ondan sakın, o yavaş zehirden." Genç prensese ne mi olur? Kimseye yar olmaz, kara toprak hariç! "Ölüm haberini duydum merhametsiz ağızlardan, Kıpırdamadan, dinledim." dizeleri dökülür dilinden. Ve ilk aşk, ilk heyecan, ilk keder, ilk sevinç, ilk tutkunun sona ermesi ya da bir ömür boyu akıldan çıkmaması, acının vücuda nüfuz etmesi. Artık hangisi size uyarsa... Kitaptan bir pasaj "Ah gençlik! Gençlik! Pervasızca, umursamadan gidiyorsun kendi yolunda - dünyanın bütün hazineleri seninmiş gibi; keder bile seni umutlandırıyor, acı bile alnına çok güzel oturuyor. Öz güvenli ve küstahsın ve "Sadece ben canlıyım, bakın!" diyorsun. Kendi günlerin hızla uçup, hiçbir iz bırakmadan yok olur ve içindeki her şey güneşin altında eriyip giderken bile mum gibi... kar gibi... ve belki de senin sihrinin bütün sırrı istediğin her şeyi yapabilme gücünde değil, yapmayacağın hiçbir şey olmadığını düşünme gücünde gizli. Rüzgarlara saçtığın bu, herhangi bir amaç için asla kullanmayacağın hediyeler. Her birimiz, hediyeler konusunda çok savurgan olduğuna inanmışız - şöyle haykırmaya hakkı olduğuna: "Oh, neler yaşamadım, keşke zamanımı boşa harcamasaydım." Kitap çok akıcı ve 100 sayfadan ibaret. Kendinizi hemen olayın içinde buluyorsunuz. Bordo Siyah yayınlarından okumayın da nereden okursanız okuyun. İmla ve noktalama işaretlerine hak getire. Okumak isteyenlere keyifli okumalar dilerim.
İlk AşkIvan Turgenyev · Bordo Siyah Yayınları · 20049,5bin okunma
··
88 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
şu kitap üzerine yapılmış en içten en samimi ve en beğendiğim inceleme tebrik ederim.
Spoiler uyarısı ancak bu kadar doğru bir cümle ile verilebilirdi