“Bugüne kadar bana zaman zaman neden her şeyin iyi olacağı, hepimizin iyi olacağımız ütopik bir ülkeyi ütopik bir dünyayı düşündüğümü, tasarımladığımı sordular. İnsan sürdürdüğümüz şu günlük yaşamın iğrençlikleriyle sürekli yüz yüzeyken buna yanıt vermek, bir çelişki olabilir, çünkü sahip olduklarımız, aslında bir hiç düzeyinde. İnsan, ancak maddeyi aşan bir şeylere sahip olduğunda zengindir. Ve ben bu maddeciliğe, bu tüketim toplumuna, bu kapitalizme, burada yapılan korkunç şeylere, bizim sırtımızdan zengin olma hakkında sahip bulunmayan insanların böyle zenginleşmelerine inanmıyorum. Gerçekten inandığım bir şey var ve ben bunu “bir gün gelecek” diye adlandırıyorum. Ve inandığım şey, bir gün gelecek. Evet, belki de gelmeyecek, çünkü bize gelmesin diye hep yıktılar, binlerce yıl boyunca hep yıktılar. Gelmeyecek, ama yine de inanıyorum. Çünkü inanmazsam eğer, artık yazmam da olanaksızlaşır.”