Tüm günleri sayamam parmaklarımda
Güzün kışa kavuştuğu günlerde doğdun.
Kızıl ufuklarda süzülen yırtıcı ve asil,
Bir Çakırdoğan olup ellerime kondun.
Hayatımın en merkezinde, hep güzel ve asil.
Tüm günleri sayamam parmaklarımda.

Ulurken kurtlar ay ışığının altında
Ömrümün en uzun gecesini yaşıyorum.
Dünya yakutlarından daha değerli
Şehla bakışlı bir hediye görüyorum.
Bana göz aydınlığı geceden kara gözleri.
Ulurken kurtlar ay ışığının altında.

Gözlerimde şafak çay tadında bugün.
Balıkçıların zilleri çalmaz oldu geride.
Bir his var büyük balık gibi, onu tutmalıyım.
Yusufçukların hüznü sönen ateşte.
Bir şiir var mutluluktan, onu yakalamalıyım.
Gözlerimde şafak çay tadında bugün.

Rahvan giden yılkı atları gibi gönlüm.
Bu uzun bekleyiş, bu yol ve keskin bakış
Sabah yıldızına uzanıyorum kanatlarında.
Kadim bir kent var içimde nakış nakış
Kutlu yolculuğun başlangıç noktasında.
Rahvan giden yılkı atları gibi gönlüm.

Umudun en yalın hali ayak bastı toprağıma.
Tamamlanası yarım bir şiirin peşinde
Ben ne çamur olurum, ne toz kaldırırım.
Bembeyaz ve narin üzerime kar düşse de
Kor gibi harlanıp biter şiir, sarıp sarmalarım.
Umudum en yalın hali ayak bastı toprağıma.

Lal olmuş bülbül, gül sessizliğin renginde.
Sen uç kızıl ufuklarda hep keskin ve asil.
Sesin sarsın dünyayı, oynasın yer yerinden.
Şehadet parmağın havada, keskin ve asil
Varlığı yükselsin bir yüce davanın ellerinden.
Lal olmuş bülbül, gül sessizliğin renginde.

KaDiR SeFa