94 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
"Hepsine eziyet ediyorum," diye düşündü. "Acıyorlar bana, ama ölmem hepsi için iyi olacak." Bunu onlara söylemek istedi ama güç bulamadı kendinde. "Söyleyip ne olacak? Söyleyeceğine yap!" dedi kendi kendine.

Tek gerçek "O", tek gerçek ÖLÜM. "O" her yerde. İvan İlyiç'in hep etrafında. Kâh paravanın ardında, kâh çiçeklerin arasında...

İşinde hızla yükselen hırslı, mevki meraklısı bir sorgu yargıcı İvan İlyiç. Öylesine beklenmedik, öylesine hayal kırıklığı bir evliliği vardır. Bazen görmezden gelmeye çalıştığı mutsuz bir evlilik... Yeni ev, yeni düzen iyi gelecekti belki. Bir umut!

Bir gün ölüm ve yaşam arasında sıkışıp kalmışlığı tattırdı hayat ona!
Teşhisi konulamayan bir hastalık, hasta olduğuna inandırılamayan aile, arkadaşlar... Yani kalabalık yalnızlıklar! Hiç hazır değildi buna İvan İlyiç. Güçlüydü, her zaman sözü üstündü.

"Her şey ölümden daha iyidir." diye düşündü.

Acı çekmemek ve ölüp kurtulmak ister ve bir an gelir yaşama sımsıkı tutunmak ister. Bir umut her şey! Biraz önce umut doluyken aradan dakika geçmeden umudumuzu yitirmez miyiz bazen? Sanki biraz önceki bir başkası gibi öylesine umutsuz olmaz mıyız?

Kim durabilir ölüm karşısında? Ölümü kabullenmiş olan İvan İlyiç için sorgulama süreci başlar. Ne yaptı yaşam boyunca, nasıl geçirdi hayatını, MUTLU muydu? Hazır mı sorduğu sorulara vereceği cevaplara?

"Ya gerçekten de yaşamam gerektiği gibi yaşamadıysam, bilinçli seçtiğim yaşamım yanlışsa."
İşte İvan İlyiç, bu cümleyi kurabilecek kadar emin değil yaşamından, yaşadığı yıllardan...

Tolstoy, bu eserde hiç şüphesiz ölümü tüm ayrıntılarıyla tasvir etmiştir. Okurken İvan İlyiç olduğunu hissedip, yaşamın her anını sorgulamaya iten bir güç vardı sanki. Ara ara içim daraldı, içim karardı ve yeri geldi üzüldüm.
Yine de pişman değilim okumaktan bu eseri. Usta yazar öyle bir tasvir etmiş ki ölümü, okumaktan pişman olmak mümkün değildi. İvan İlyiç'in Ölümü de kısa sürede okunan, uzun süreli etki bırakanlardandı.
Tavsiye eder, keyifli okumalar dilerim...