736 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Öncelikle şunu söylemeliyim ki çok uzun soluklu bir okuma oldu benim için.
Ama kitabın baskı kalitesi, kağıt türü ayrı bi güzellik kattı okuyuşuma. O yüzden Kazım Taşkent serisini çok sevdim..
Dünyada her türlü kötülüğün başkahramanı insanlar olduğu müddetçe ne alınan intikamlar bitecek ne de artan ölümler akan kanlar.. Sırf yağı için öldürülen balinaların haddi hesabı yok. Su an balina avı yasak ama yillar öncesinde ne katliamlar yapmışlar.. Işte bu avlardan birinde Moby Dick adlı beyaz bir balina Kaptan Ahab'in bacağını kapıyor. Ve asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Kaybettiği bacağın intikamını almaya çalışan Kaptan Ahab'ın bitmek bilmeyen tutkusunun intikamının hastalık derecesine nasıl dönüştüğüne şahit oluyorsunuz sayfalar ilerledikçe. Kaptan Ahab'in tutkusu öyle yüce ki insan okurken kendi hayatını sorguya çekmeden geçemiyor. Acaba ben olsaydım ne yapardım diye düşündürüyor.
Bu arada balinalarla ilgili o kadar ayrıntı okudum ki Kaptan Ahab'ı unutup acaba ben güney ve kuzey balinalarının otobiyografisini mi okuyorum dedim..🤪 O kadar ayrintili bilgi zaman zaman sıkılmama sebep olsa da balinaları merak etmekten kendimi alamadım ve keşke bende balinaları görebilsem dedim. Balinaların bu kadar ayrıntılı anlatan başka da bir kitap yoktur herhalde ve bu yönüyle de Moby Dicke bir macera romanı gözüyle bakmakta yanlış olacaktır.
Ben genel itibariyle kitabi severek okudum o yüzden bundan sonra okumak isteyene de rahatlıkla tavsiye ederim..