84 syf.
·2 günde·9/10
İsmini sıkça görmüş olmama rağmen okuma fırsatım hiç olmamıştı.
Bugün günlerden; yaşıyoruz, sessizce...

Havanın etkisi, ruhsal bir şiir açlığı çektiğim bir sırada tanışmış olduk.
Geç kalmışlık hissi sardı sarmaladı içimi bir anda.

Şükrü Erbaş'ın eşine yazdığı eşsiz bir kitap, bir kadın yokluğunda bile nasıl sevilir, nasıl korunur, içinize işleye  işleye okuyorsunuz. Hani derler ya, "Ne kadınlar var." İşte bu kitabı da okurken "Ne Adamlar var." diyoruz.

"Ömür Hanım, iyi ki ben de seninle yaşadım dünyayı."

45 yıl bir insanla birlikte, iki insan olmak yerine, tek bir insan olmak. Ve o insanı kaybetmek! Hiçbir anısına kıyamamak.
 
"Ölümü de dünyada yaşıyormuş insan
Gövdem kalbimin darağacı
Şahgülüm... uzun sürmeyecek yalnızlığım."


"Misafirler gitti
Biz kaldık yine.
Eşyaların düzeni bozulmasın diye
Çırpınıp durdum sessizce."
 
Şükrü Erbaş'ın sevgili eşi nurlar içinde uyusun.

Boşluk kendine çevirdi beni. Her şey ağırlaşıyor.

Her şey soğuyor. Belki de hiçlik bu. Sen orada yalnız kalma diye burada konuşup duruyorum. Canımın burcu. Kirpiksiz gülüm. Merhametine sığındığım kadın. Senden bir parmak yüksekte aldığım her soluk kalbimi kuruyor.

Benden bu kadar. Ağlamadan zor dayanıp okunuyor, söylemedi demeyin.