544 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Wayne Clayton Booth 1921-2005 tarihleri arasında yaşamış Amerikalı edebiyat eleştirmeni. Chicago Üniversitesi’nde akademisyenlik yapmıştır. Kurmacanın Retoriği’nin yanında birçok eleştiri kitabı mevcuttur. Kurmacanın Retoriği 1961 yılında yazılmış, Türkçeye 2012 yılında çevrilmiştir. Her ne kadar dilimize geç çevrilmiş olsa da yayımlandığı ülkede de ikinci baskısını 1983 yılında yapmıştır. Bunun sebebi kitabın yayımlandığı ülkede çok değer görmemesi yada yayımlandığı ülkedeki okurların edebiyat eleştirisine değer vermemesi olabilir.

Kitap birinci kısımda modern edebiyat kuramlarının temel ilkelerinin anlatımıyla başlar. Anlatmak ve Göstermek, hakiki roman gerçekçi olmalıdır, tüm yazarlar nesnel olmalıdır, hakiki sanat izlerkitleyi umursamaz, okurun nesnelliği… Yazarın bu kuramların hiçbir zaman tamamen uygulanamayacağını savunuyor. Her şeyin gösterilerek anlatılamayacağı, gerçekçi olmak için dış dünya gerçekliğinin birebir alınması gerektiği – ancak neredeyse her eserde zamansal atlamaların olduğu-, yazarın her tercihinin nesnelliğe bir darbe olduğu, sanat eserlerinin iletişimsiz olmayacağı bunun için izlerkitlenin umursanması gerektiği, okurun elbette her eserde kendine ait değerler bulacağı ve bulduğu değerlerle bağ kuracağı…

Daha sonraki kısımlar ise daha çok anlatıcı üzerine. Bu kısımda öncelikle yazarın sözcüsü olarak dramatize edilmiş anlatıcılar – ayrıca bknz Tristram Shandy- ele almış. Bu eserlerin her zaman başarısız olmadığı, başarının daha çok okur ile anlatıcı arasındaki bağa bağlı olduğu belirtilmiş. Klasik dönem edebiyatındaki yazar müdahaleleri için; bazen okurun eser hakkında güvenilir bilgiye ihtiyaç olduğu bu ihtiyacın ancak yazar yönlendirmesi ile karşılanabileceği, izahi olduktan sonra yaratılacak etki uğruna bazı kusurlar işlenebileceği, her tercihin bedelinin olduğu belirtilmiş.. Diğer işlenen konular, ironi ve merak unsuru, zimni yazar, yazarın okuyucu ile mesafesi, anlatım merkezleri, tercihler ve bedelleri, okurun ve yazarın nitelikleri, yazar ve ahlak, değerler..

Kitap çok da kolay değil. Öncelikle çoğu eleştiri kitabında olduğu gibi eleştirmenin eserden faydalanacak olandan okumasını beklediği kitaplar var. Bunları okumadan alınacak haz ve fayda düşecektir. Kitaba başlanmadan önce en azından şu kitapların okunması faydalı olacaktır; Emma , Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi , Henry James Yürek Burgusu ve edebiyata dair görüşleri, Decameron beşinci gün 9. hikaye .. Elbette bu kitaplar okunmadan da kitap anlaşılabilir ancak fayda seviyesi düşecektir. Ayrıca ilk bölümde birçok yazara ilişkin görüş mevcut. Bu kısım yaklaşık 150 sayfa. Sonraki kısımlar daha çok anlatıcılar ile ilgili, bu kısımlarda anlatıcıları az çok bilenler zorlanmayacaktır.

Ben eseri genel olarak beğendim. Çok faydalandım. Ama bana modern kuramlara biraz sert yaklaşmış klasik anlatılara ise daha ılımlı gibi geldi. Bu durum eserin yazıldığı yıllarda klasik edebiyat kuramlarına çok yıkıcı davrananlara karşı bir savunma niteliğinde de yazılmış olabilir. Elbette ben yanılabilirim bu benim şahsi görüşümdür. Bu arada eser 544 sayfa olarak görünmesine rağmen, 468 sonrası kaynakça, 410-468 arası da sonsöz. Eser biraz modern ve klasik edebiyat kuramları hakkında bilgi istiyor. Çünkü yazar her zaman tartışma havasında. Kesinlikle net yargılar vermiyor sadece çıkarımlar yaptırıyor.
Herkese keyifli okumalar dilerim.