Kelâm Dostum Ercan Ergene ile çay eşliğinde yazarak geçen sıradan bir diyalog...

Ercan Ergene:
İnsanların yüzüne yüzüne çarptığı duyarlılıkları,
Sığdıramadık yere göğe ve çarmıha,
Benim benden sıyrılan bir sıtkım var.
Onların şartlı sevgileri
Onların 3+1 hayalleri,
Onların tutarsız tutarlılıkları..

Efrahim Yılmaz:
Onlar ki tertemiz hiç kullanmadikları vicdan taşır
Adalet mülkün temeliyse mümkün olmayanın temeli ne?
Baksana temel fıkrası gibi hayatlar
Ne yazık ki gülen çok ve hepsi de mutsuzlar
Ne muhteşem bir çelişki ya Râb!
Hep meraktan, içimi kemiren derin su'aller sel oldu
Avuçlarımı açmadan dua ettim diye mi el oldular..

Ercan Ergene:
Şair şiirinde neyden bahseder.
Cevabı olmayan soru işaretlerini sonu gelmeyen üç noktalarını
Kalp mi ki bu cümle dedikleri şey ki onarılmak ister.
Allah'ım bir ipucu ver.
Başımdan aşağı kaç tas su döksem,
Temizleyebilirim kalp kırıklıklarımı.

Efrahim Yılmaz:
Baştan aşağı gusül aldırırabilir belki bir tebessüm
Belki dediysem şayet tutmaz artık hiçbir abdest
Destur verdim karışabilirsin herkese
Dur sakın ağlama ! Estağfirullah.
Niyetim bu değil, ağlatmak olsaydı eğer adını verdiğim çiçeği yağmurlu havalar da dahi sulamazdım ki.
Vakit tamam ! sen yolcu, benim de yolunda daha çok şiir yazmam gerek..

Ercan Ergene:
Unutmadım, seninle bir hesabım vardı ama diğer yandan da ertelenmiş morotoryum.
Her şey güzeldi oysa ki seninle bir gün Allah'ı anmıştık.
Bana kul hakkıyla gelme diyen Allah'ı anmıştık.
Sevgilim! Makro Ekonomi neden günümüz ilişkilerinden bahsetmez, bir fikrin var mı?
Hani bir keresinde yere göğe sığdıramadığımız hayalleri iki göz odaya sığdırırız sanmıştık.

Efrahim Yılmaz:
S'anmıştık sadece şimdilerde
Kesin dönüş var bir gün, her şiir ölümü tadacak
Kalem tutuştu elimde, tüm yeryüzü alfabeleri acımtrak
Son olsun !
Söz olsun bu konu kapanacak
Çünkü biliyorum yıllar sonra gelen nasılsın mesajı hep açık bırakılan kapılardan girer ve kale içten düşer.
Ey kélam dostum Ercan, şimdi sigarandan çek, çayını yudumla ve unutalım bilmem bu kaçıncı şiiri de..