Madam de Prie Fransız sarayında oldukca etkin bir görevdeyken kralın emriyle görevden alınır ve gözden uzak kırsal bir yere sürgüne gönderilir. Şatafata,gösterişe,balolara,etrafında pervane olan erkeklere,güzelliği karşısında kıskançlıga kapılan kadınlara alışkın madam için bu sürgün çöküşünün başlangıcı olacaktır.
Saraya dönüş yollarını arayacak bu süreçte yalnızlıgı,terkedilmişliği,çaresizliği sonuna kadar yaşayacak ve eski mutlu !! günlerine dönmek için çareler arayacaktır...
#alıntı
"...O da kadınların çoğu gibi tümüyle başkalarının ruh halinden beslenirdi. Arzulandığı zaman güzeldi, zeki insanların arasında nüktedandı, gururu okşandığında kibirliydi, sevildiği zaman aşıktı...."
"Uyanmak bile tek başına acıtıcıydı:.."
"Evde bir ölü yaşıyor, fark etmiyor musunuz?"
Sahip olunan şey İktidar ,iş,ev ,sevgili ne olursa olsun alıştığımız düzenin bir anda kaybedildiğini düşünün varlık içinde yokluğa düşmek ,saygın bir kişiyken sefil bir hayat sürmek,arzulanan özlenen deger gören sevilen biriyken yalnızlıga kimsesizlige terk edilmek.. basit bir olay örgüsü gibi görünse de zamana ve mekana ait olmayan evrensel duyguları 50 sayfada büyük bir ustalıkla anlatması kitabı oldukca degerli kılıyor.
Zweig Korku ve mecburiyetten sonra okuduğum bir çöküşün öyküsü de yine psikolojik tahlilleri yoğun olan birkaç saatte okunabilecek harika bir kitap . Kesinlikle öneriyorum
Kitapla kalın