Para kazanmak (ya da paraya aldırmamak), görkemli bir eve sahip olmak (ya da bohem hayatı sürdürmek), hoş ya da özgün bir biçimde giyinmek, güzel çocuklara sahip olmak, bir dinin kurallarına göre yaşamak, kendini içkiye vermek, bir ideolojiye bağlanmak, sevmek ve sevilmek, zekice bir kitap yazmak, bir sanat yapıtı yaratmak, vb., tüm bunların ben ile ideal arasındaki mesafeyi azaltmaya amaçlayan çeşitli girişimler oldukları doğruysa da, insanın bizzat bu doyum arayışının ötesinde, daha derin, daha mutlak, daha sürekli bir şey tarafından yönlendirildiği de daha az doğru değildir; söz konusu olan, kaybolmuş mükemmelliğine yeniden kavuşmak için duyduğu temel arzuya vereceği değişik içerikleri, çeşitli ve anlık görünümleri aşan bir şeydir. Bu girişimler, ölümden başka hiçbir yere çıkmayan bir yolun üzerindeki konaklama noktalarından ibarettirler, ama insanı yaşamaya sevkeder.