496 syf.
·5 günde·10/10
lk baskısı 1954 yılında yayınlanan Yüzüklerin Efendisi serisi; bizi Orta Dünya'nın tam ortasına ışınlayan, 3. çağın kurgusu ile sarıp sarmalayan muhteşem bir üçleme. Fantastik Edebiyat'ın temel eserlerinin öncüsü niteligindeki bu seri, yayımlandığı dönemden bugüne kadar aldığı onlarca övgüye karşın bir o kadar da nefret almış. Kimi mitoloji olarak görmüş, kimi 60'lı yılların gençliği üzerinde kötü etki bıraktığını düşünüp yasaklanmasını bile istemiş.

Dünya'nın ikiye bölündüğünden bahsederler, Tolkien'ın yapıtı söz konusu olduğunda: Yüzüklerin Efendisi'ni okumuş olanlar ve okuyacak olanlar. İşte bu ilk kısmı oluşturan güruh o kadar baskınmış ki o dönem tüm dünya genelinde o tarihten günümüz tarihine kadar hala dillere destan bir eser olarak gelmeyi başarmış. Eserlerinden ziyade kendisi de insanlığa, ve edebiyata miras olan Tolkien'in bizi kitaba alışı öyle ani oluyor ki, bizi gafil avlıyor, adeta tüm bildiklerimizi unutturup bu fantastik eserinin içinde okuyucusuna bir yol çiziyor.

" Üç yüzük göğün altında yaşayan ELF KRALLARINA
Yedisi taştan saraylarındaki CÜCE HÜKÜMDARLARA
Dokuz yüzük ÖLÜMLÜ İNSANLARA
Bir yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'ndaki kara tahtında oturan KARANLIKLAR EFENDİSİNE."
Ve ne garip tesadüftür ki , Tolkien'in ölüm yılı 1973 tarihini ters çevirirsek 3791 sayısını elde ederiz ve yüzük dağılış sayılarının birleşimini görürüz.

Yüzüklerin efendisini okurken sadece sıradan bir roman değil; dil, ırk biliminden tut tarih, coğrafya bilimlerine kadar birçok şeyi okuyup öğreniyoruz.

Serinin ilk kitabı Yüzük Kardeşliği'ne gelecek olursak, diğer iki kitaba göre en uzun olanı. Bir anlık kriz ile pdf haline başladığım kitabın 3336 sayfasının 1246 sayfalık kısmını oluşturuyor. Diğerlerine göre daha uzun olmasının sebebi olaylar kurgusunun oturtulmasının gerekildigi ilk kitap sendromu. Kardeşlik, saf karşılıksız sevgiler, arkadaşlık gibi insan namına dünyadaki tüm kötülüklerden onlar sayesinde sıyrılabileceğimiz duygular bunlar. Henüz diğerlerini okumadım fakat sanırım en beğendiğim bu olacak.
Şimdi kitabın sizler için hazırladığım özetine geçelim.

"Dünya değişiyor, bunu suda görüyorum, toprakta hissediyorum, kokusunu alıyorum."
sözleriyle tanıdım Yüzüklerin Efendisi'ni.
Üç yüzük göğün altında yaşayan ELF KRALLARINA
Yedisi taştan saraylarındaki CÜCE HÜKÜMDARLARA
Dokuz yüzük ÖLÜMLÜ İNSANLARA
Bir yüzük gölgeler içindeki Mordor Diyarı'ndaki kara tahtında oturan KARANLIKLAR EFENDİSİNE verildi.
"ash nazg durbatuluk
ash nazg gimbatul
ash nazg thrakatuluk
agh burzum ishi krimpatul"
yazıyordu o tek yüzüğün üzerinde;
https://youtu.be/q7NKqJMyxWY
"hepsine hükmedecek bir yüzük
hepsini o bulacak
hepsini bir araya getirip
karanlıkta birbirine bağlayacak."
Tüm gücü, bedeni, ruhu o yüzüğe; o hepsine hüküm geçirecek, hepsini bir araya getirecek o tek yüzüğe bağlıydı Karanlıklar Efendisi Sauron'un. Hüküm dağındaki Mordor'un alevi ile dövdüğü o hüküm yüzüğünün bir gün kendinden kopup başkasına geçeceğini düşünememişti Sauron. Bu yüzden bel, hayat bağlamıştı o yüzüğe. Yüzüğünü yani gücünü kaybeden Sauron'un kötülüğü bastırılmışken yüzüğün bu sefer geçtiği kişi İsildur'du fakat çok fazla sürmedi birliktelikleri. Yüzüğün ihanetiyle öldü İsildur, İsildur'un Felaketi dendi yüzüğe Kuzey'de. İsildur zayıftı, damarlarından akan kan zayıftı bu yüzden yüzük ele geçirdi herkes gibi onu da ve katili oldu.
Takan kişiyi görünmez yapan o altın yüzük, bu sefer sevdiği tek şey, bildiği, gördüğü tek şeyi olan Smegol'a geçmişti. Yüzük kıymetlisi oldu onun, onu yedi bitirdi, Smegol konuşurdu onunla o yokken bile yanında, Smegol konuşurdu onunla, doğum günü hediyesiyle. Yüzük onu katil etmişti belki de bu yüzdendi ona bağlılığı, ona sevgisi bilakis ona nefreti. "Ondan hem nefret ediyor, hem onu seviyordu aynı kendinden nefret edip kendini sevdiği gibi." Yüzük ömrünün "n" katını bahşetti ona, uzun uzun ömürler verdi fakat bir gün sıkıldı ondan,
karanlıkta saklı kalmaktan sıkıldı, gün ışığı görmeyi istedi ve terk etti onu, ve ihanet etti ona zira beş ordu birleşip düşünse birinin bile aklına gelemeyeceği o mahlükata Bay Baggins'e geçmişti yüzük tamamen tesadüf eseri. Baggins sakladı onu yıllarca, yüzük uzun ömürler bahşetti ona da, kasabasında namını arttırdı "Yaşıyor babam yaşıyor, şu işe bakın bir gıdım yaşlanmış gözükmüyor." diye dillerde dolandırdı 111. yaş gününde bile. Fakat Bilbo biliyordu yaşının ilerlediğini, uzaklara gitmeyi istiyordu eskisi gibi bu yüzden yüzük dahil tüm mirasını Frodo'ya bırakıp gitti çok uzaklara. Yüzükten vazgeçişi kolay olmuştu diğer taşıyıcılara göre onun, çünkü uğruna yaptığı şerler azdı. Yüzük ona kötü şeyler yaptırmamış, onu tamamen avucunun içine almamıştı diğerleri gibi bu yüzden kolay koptu ondan. Zamanla; Hüküm dağından dumanlar yükselmeye başladı, Karanlıklar Efendisi Sauron gücünü toparlamaya başladı fakat tam olamazdı gücü yüzüğü yoktu yüzüğü bulması için, Orta Dünya'ya hükmedebilmesi,karanlık günlerin yeniden baskın olması için yüzüğe ihtiyacı vardı.
Iste bu yüzden; Zaman ilerledikçe arttı tehlikeler,düşmanınncasusları sardı her tarafı, hattta en dibine, bile girdiler Dokuzlar. Artık yüzüğün yok edilmesi gerekti.
Elrond'un divarından çıktı 9 yoldaş bu tehlikeli yola .
Gandalf'tı onlardan biri. Merry, Pippin, Sam'da dahildi onlara. Elf diyarından Legolas, Cüce Hükümdarlığından Gimli, İsildur'un varisi Aratorn'un oğlu Aragorn, Gondor'un vekilharcı Denethor'un oğlu Boramir. Ve yüzük taşıyıcısı Frodo. Yüzük Kardeşliği bu kişilerden oluşuyordu."

Tolkien'in sonsuz saygıyı hak eden hayal gücü ile, sonsuz övgülere layık olan kalem gücünün evladı bu yapıtı miras olarak biz gelecek nesillere bıraktığı için tesekkür ediyorum. Son olarak tabi buraya kadar okumaya zahmet edip yeltenen arkadaşlarım varsa sizleri begenerek alıntıladığım kısımlarla başbaşa bırakıp defoluyorum.
Tolkien ile kalın ben öyle yapacağım.

1- #38319828

2- #38304861

3- #38240085

4- #38214555

5- #38052835

6- #37943784

7- #37915851

8- #38318241

9- #38268495

10- #38366309