Çünkü büyükler sayıları çok severler. Ne zaman onlara yeni bir arkadaşınızdan söz etseniz onun özüyle ilgilenmezler. " Sesinin tonu nasıl?", "En sevdiği oyunlar hangileri? ", "Kelebek koleksiyonu yapar mı?"diye sormazlar.Merak ettikleri "Kaç yaşında?", "Kaç kardeşi var?", "Kaç kilo? "Babası kaç para kazanıyor?" Sorularının cevapları olur.
Nasıl da unutmuşuz küçüklük hayallerimizi her gece başımızı yastığa koyup kurduğumuzun hayalin heyecanıyla uyumayı .Nasıl bir ahvalin içine düşmüşüz farkında olmadan ? Yitirdik düşlerimizi oyuncaklarımızı gülüşlerimizi en önemlisi de saf ve temiz oluşumuzu...Şimdilerde insanlar hep bir mutsuz . Çıkın sokağa etrafınıza bakın ortalıkta hipnoz edilmiş bir varlık gibi dolaşıyor ne gideceği yer belli ne istediği. Varlık içinde yokluk yaşıyoruz adeta. Aldılar bizden çocukluğumuzu hayallerimizi bir dilim ekmeği paylaşan güzel yürekli insanları,kıyafetine bakmadan sofraya buyur edenleri, ağzından çıkan kelamla nasıl demleniriz dediğimiz o güzel hikayelerine doyum olmayan manidar insanları. Büyüdükçe değiştik paran pulun varsa ha bide arkanda önemli şahsiyetler varsa senden güçlüsü Yok zihniyetine büründük. Biz unuttuk özümüzü savrulduk şükürsüzlüğün pençesinde. Bu kitap bir nebze olsa da kişinin kendisini sorgulamasına ve çocukluğumuza giden yolda bir yoldaş oldu teşekkürler