168 syf.
·3 günde·7/10
Spoiler icerir!
Hikaye ölüme mahkum edilen bir kız ve erkek çocugunun Boynuzlu Maral Ana tarafından kurtarılmasıyla başlar. Hikayeyi Mümin dede torununa anlatır, soylarının bu Maral Ana'ya dayandığını söyler ve torununuda bu merak ile etkisi altına alır. Daha sonra yardım ettiği gençten meydana gelen ahali zamanla Marallara zarar vermeye başlar.( Burası en önemli mesajtır insanın dogayı-dogadaki canlıları akıllıca kullanamamayışı) Burada kötü karakter damat Orozkul'dur. Orozkul Mümin Dede'yi alet ederek Maral'ı bir oyunla vurdurur. (Ve burada çocuk kendine acı veren o güçsüzlüğü anlayıp, Maral Ana'yı öldürenlere bir sey yapamaması idi.) Torunu ise bu durumu kabullenemeyerek kendini nehre atar. ( Çocuğa Marallarin hikayesini anlatarak merakını canlı tutanda dedesidir, dogal olarak çocuğun bu durumu kabullenmesi olağan dışıdır ) Bir balık olup Beyaz Gemi'sine doğru gider. Çocuk burada kendini nehre atar ölür ve kitap kötü sonla biter.
!!! Çocuğa Farklı sonu layık görsemde bu durumdan memnunum. Çünkü Orozkul gibi insanla ancak kaba ve kötü olarak mücadele edilirdi... Çocuk buna alet edilmeden kitap okuru üzen sonla bitmistir. Başka son ne olurdu deseler Orozkul'u cocugun hayalindeki gibi Kulubeg ile kacırtabilirdi yazar. Buda kötünün yaninda kötü olur insan o cümleyi getirtiyor aklına... (Kulubeg güçlü, yakışıklı bir şofördü... Orozkul gibi kötüler yasarken, insan sürekli farkli bir son istiyor her saniye aklına farklılıklar getirerek. Oysa bizler birer okuyucuyuz... Beklentim yoktu fazla öyle de oldu. Yazar okuyucuyu ikna etmek ve eleştiri yapanlara kendini ispatlama geregi duymuş buna gerek yoktu çünkü okuyucu bunu kabullenmek zorunda zaten. Her kitapta hatta her filmde şöyle son olsaydı diyebiliyoruz bunu demek o romanı ve yazari olumsuz etkileyemez yazar olarak bunu bilmeliydi.
Ben keyif aldım, size de tavsiye ederim :)