Puan vermedi·72 syf.····Okunma: 15 Ocak 2019 23:57 "Bu adamın sahaflar ve eskiciler haricinde kimselerle konuşmuşluğu yoktu. Ketum olduğu kadar hayalperest, nemrut olduğu kadar mahzun bir adamdı; tek bir düşüncesi, tek bir sevdası, tek bir tutkusu vardı: Kitaplar."
Henüz 14 yaşında olmasına rağmen Gustave Flaubert'in bu kadar mükemmel bir dili, akıcılığı ve betimlemelerinin olması beni inanılmaz etkiledi..Bir insanın kitaplara ne kadar tutkuyla bağlanabilir olduğunu (daha doğrusu ruhsal bir hastalık derecesinde) bir hikayeyle anlatmış yazar. Öyle ki kitaplara bakarken bile onları bir sevgili gibi her şeyden öte tutan ve kitapların gölgesinde yaşayan, kitapları hayatının merkezi haline getirmiş bir karakter Giacomo, kitap uğruna her şeyden vazgeçmesi onun ağır bir 'Bibliyomani' olduğunu gözler önüne seriyor.. Herkesin daha doğrusu kitap severlerin kendinden bir parça bulabileceği kısa ve öz bir eser..