Basit gibi görünen konusu ve derinliği olan kısacık bir roman. Anlatacağını lafı dolandırmadan anlatan, çok düşündüren kaliteli bir eser. Bireysel ve toplumsal tahlillerin yer aldığı sağlam bir eleştiri aynı zamanda. Eduard Saxberger gençliğinde lirik şiirlerin olduğu bir kitap bastırmış beklediği teşvik, ilgi ve takdiri göremeyince küsmüş şiiri bırakmış. Öyle ki bir zamanlar şiir bile yazdığını unutacak kadar şiirden kopmuş. Yıllardır iş yeri ve evi arasında gidip gelmekte mütevazi bir hayat sürdürmektedir. Ancak yıllar sonra evine gelen beklenmedik bir misafir Saxberger 'ın gönlünde kullenmiş olan tanınma arzusunu yeniden tutuşturmuş."Geç gelen şöhret" dönemin
Viyana'sında sanatçıya ve sanata olan bakışı, kendini sanatçı diye tanıtanların kendileri dışında herkesi yeteneksiz görmesi, sanatları adına laf-ı güzaf tan öteye geçemediklerini okuyucunun gözüne gözüne sokmadan çok güzel bir şekilde anlatmış.