Gönderi

KAPADOKYA BALONU DEGİL EDEBİYAT BALONU
2/10
·184 syf.··
2019 3. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2019 21:58
YouTube kitap kanalımda Doğu'nun Limanları kitabını okumadan ölebilirsiniz dedim : ytbe.one/Rclj5apawe4 Balon : İçi boş olan bir şeyin de yükselebileceğini kanıtlayan
Edebiyat
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202540,1bin okunma
··
20,4bin Gösterim
36 Yorum
İncelemeleri devlet meselesi görmüyorum, bu yüzden seni taşlamayacağım Oğuz, üzgünüm. :) Sadece takıldığım tek bir şey var, Sefiller konusu. Onunla bu kitabı kıyaslamaman gerekir. Çünkü altında kalmayacak kitap sayısı dünya çapında sayılıdır. Bence biraz ondan sonra okuduğun için de sana bu kitap yüzeysel ve basit gelmiş olabilir. Adını çok fazla duyduğum yazarlar ve hatta şairler, bana bir süre itici geliyor. Bu yüzden okumuyorum. Sonra ortalıktaki popi ateşi sönünce denk gelirsem o zaman okuyorum. Amin Maalouf da öyle benim için. Hiç okumadım, uzun bir zaman da okumayı düşünmüyorum. Genelde nitelikli incelemeler yazmanın da bir bedeli vardır Oğuz. :) Arada istediğin gibi sallayıvermene izin verilmez. Sanki her daim üst dille yazman gerekir gibi. Ki üst dille yazdığın incelemeleri de açık söyleyim ben her daim sevmiyorum, arada böyle de yazıver yani ne olmuş¿ İsteyen beğenerek okur istemeyen gömerek okur. Demek ki bu kitap tarzın değilmiş. Vaktine sağlık olsun.
Önceki 1 yanıtı göster
Demek istediğim o değildi Oğuz. Çoğu incelemesini ortalama 5 saatte yazan biri olarak incelemelere ne kadar önem verdiğimi söylememe gerek yoktur sanırım. İnsanların kitaplar için yazdıklarına gidip, vay efendim bunu niye böyle yazdın! demesinden bahsediyorum. Çoğu olumsuz eleştiri içeren incelemeler, bence gereksiz bir reaksiyon alıyor. Ne var yani herkes, teknik olarak mükemmeliği geçtim, ama birçok kişinin sevdiği bir kitabı eleştiremez mi? Neden bir okur beğenmedim deyince olay oluyor, kötü insan, anlayışı kıt vs oluyor. Hitap meselesi diyip, neden geçemiyoruz? Neden beğenmeyen insana, kendisi ile benzer sebeplerden dolayı hitap etmeyecek diğer okurlara, bunu duyurma hakkını çok görüyoruz? Bu neden devlet meselesi oluyor bahsettiğim bu idi. Elbette buraya bir inceleme yazdığımızda herkese yorum yapma hakkı vermiş oluyoruz. Ama iş bir noktadan sonra gurur meselesine dönüyor ve kim kimi yenecek yarışması başlıyor. O yüzden ütopyamız oldu mu sana distopya. :) Yukarıya yazdığın isimlerden 1'i hariç onu tanımıyorum, hepsinin ne kadar değerli şeyler yazdığını ben de biliyorum ve aynı üzüntüyü taşıyorum. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. Ben yazanın değil, olumsuz incelemeleri okuyanların bakış açısına ironik yaklaştım. Toplantı için seçildiği için okudun demek. Olsun en azından orada konuşacak bir şeylerin var demektir. Ben artık hatır gönül meselelerini bıraktım. Sadece ilgimi çeken kitapların incelemesini okuyorum. Emek mi evet. Bir dünya emek veren insan var. Fakat önemli olan kitabın kişiyi bulması. Vay okunduydu okunmadıydı derdini bıraktım ben. Bana da öyle oluyor, oh rahatım. :) Çünkü burada çok ciddi bir "sen benim sırtımı kesele, ben de seninkini keseleyim anlayışı var." Bomboş inceleme 150 beğeniyi görüyor, "harika, brava, mikemmel" kelimeleri havada uçuşuyor. Neden? Çünkü yazan da aynısını o kişilere yapıyor. Emek emek yazılmış nice incelemede bir ya da iki yorum. Neden? Çünkü o kadar yetersizler ki mevzubahis incelemelere anlayış kapasiteleri yetmiyor. Ya da pardon. O kişiler okunmak için gidip keseleme yapmıyor yahut beğeni rüşveti vermiyor. Varsın şansına yürüsün bazı incelemelerimiz varsın 3-5 kişi için değeri olsun. Umrumda değil. İsteyen okur istemeyen okumaz. Arkadaşlarımla o kitaplar hakkında özelde incelemelerimiz üstünden bir dünya muhabbet döndürüyoruz. Burada olmayan, hesabı kapalı olan, ama yazılarımızı okuyan birçok insan var. En azından benim 7-8 arkadaşım var bu şekilde. Benim de amacım bu, kitaplar hakkında yazabiliyor ve sohbet edebiliyor muyum? Bitti. Birilerinin bahsettiği beğeni merakı, modern toplumun köpekliğidir. Herkes beğeni tuşuyla birbirine itibar rüşveti dağıtıyor. İşte bu yüzden Oğuz hak etmeyen incelemelere beğen basmayacağım. Henüz keşfetmediğim okurları ayrı tutarak, hak eden okurları da elimden geldiğince vaktim yettiğince okuyup, gerekli gördüğümde de yorum yazacağım. Yaklaşık 6 senedir şu sitedeyim, beğeni attığım sayım ortadadır. 1 senedir önce kaydolmuş insanların beğeni sayısına bak. :) Emekse ilk önce takip ettiklerimizin hakkını vereceğiz sonra bekleyeceğiz. Değer görmek istediklerimiz aslında beğeni rüşveti dağıtan insanlar. :) Bunu anladım ve rüşvet kabul etmiyorum. Rüşvet bekleyen de çok bekler. :) Bu yüzden sevenim çok. ;)
1 yanıtı göster
Oğuz Bey kimse neden beğenmediğinizi sorgulamıyor, gayet saygılı bir şekilde eleştiriler almışsınız. Şu incelemeyi Oğuz Aktürk değil başka birisi yapsa insanların tepkileri çok farklı olurdu eminim. Eleştiri adı altında yazar ve kitabıyla dalga geçmişsiniz. Bilim adamları Maalouf'tan fikir alsın, yok Maalouf gidip başka yazarları okuyup ders alsın gibi laflar etmişsiniz. Işınlanma, balon daha bir sürü şey. Kusura bakmayın ama bunlar eleştiri değil. Ayrıca bir yazarın ödüller alması onu büyük yazar yapmaz , kitabın akıcı olması onu iyi kitap yapmaz gibi sözler kullanmışsınız. Beğenilmesini de balon olarak nitelemişsiniz. Bunlar da çok iddialı sözler.
Önceki 4 yanıtı göster
Kalpler kırılmasın önemli olan Mustafa Bey. :) 500 kitap bahsinize katılıyorum. Nicelik değildir kitap okumak. Umarım daha güzel incelemelerde ve bir gün kitap okuma buluşmalarında görüşebiliriz...
Bu kitabı okuduğumda ben çok beğenmiştim hatta kitabı bitirdikten sonra hayal dünyamda kurgulamaya devam etmiştim, fazlasıyla içine girmiştim kitabın o yüzden bittiğinde bitmedi benim için. O an ki ruh halimin bu kitaba ihtiyacı varmış. Ne aradım ne buldum meselesi.. Yazdıklarınızla kendinizi o kadar iyi ifade etmişsiniz ki ne açıdan baktığınızı görebiliyorum ve sizi çok iyi anlayabildiğimi düşünüyorum. İnsan ne kadar çok kitap okursa o kadar değişiyor algıları, bakış açısı, seçiciliği.. Mesela siz burada bir kitap yazmanın, kurgunun, akışın, mekanın yani yazarlığın matematikselliğini masaya yatırmışsınız. Ben tamamiyle hissiyatı aldığım için sizin baktığınız açıdan hiç değerlendirmemiştim. Farklı bir pencere açtığınız için teşekkür ederim.
Görüşlerinizi belirttiğiniz için teşekkür ederim Şeyda Hanım. Benim çok sevdiğim bir kitabı da siz beğenmeyebilirsiniz, bence bunlar edebiyat dünyasında olağan şeyler. Neden olmasın ki? Kitabı çok sevmenize rağmen böyle bir yorum yapmanız da ne kadar objektif değerlendirdiğinizin bir kanıtı mutlaka. Benim de amacım retorik yapmak değildi zaten. Kendi içimden ne geliyorsa onu yazdım, keza bu platformda ne saçma incelemeler görüyoruz her gün... Umarım daha güzel kitaplarla ve bakış açımızı renklendirecek edebiyat çeşitleriyle karşılaşırız. Sevgilerim benden size!
Bugüne kadar çok boş kitapla karşılaştım ama bunun kadar kendisini derin gibi sunan ama bomboş olan bir kitapla karşılaştığımı hatırlamıyorum, Doğu’nun Limanları pişmanlıktır. Okumayın. :(
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Eleştiri videosu yakında buralarda olacak. Takipte kal sevgili okur.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.