Şahsen, okuduğum hiç bir kitabı beğenip beğenmedigime bakmaksızın elden çıkarmam. Satmam, kimseye vermem...
Fakat herkes benim gibi değil tabi ve durum böyle olunca benim için çok güzel bir hobi gelişti uzun zaman önce. Sahaflar ve ikinci el kitap satan dükkanlar...
Yeni alınmış mürekkep kokan kitaplar yerine sahafları dolaşıp benden önce defalarca okunmuş ve beğenilmediği ya da elde olmayan imkanlardan dolayı tekrar raflara/indirim sepetlerine düşmüş kitaplarla aşk yaşıyorum. Kimi zaman bir tarih, kimi zaman altı çizilmiş bir cümle ya da küçük bir kâğıda karalanmış kısa notlarla karşılaşmak çok olası. Bu durum okuduğum kitap kadar etkileyici oluyor benim için. Bir yandan kitabı okurken diğer yandan benden önce okuyan insanın, o kitabı okurken hangi duyguları yaşadığını hayal etmek çok eğlenceli geliyor bana.
Sizin tercihiniz nedir ?
İlk okuyan olmak mı yoksa hiç bilmediğiniz insanların hiç bilmediğiniz anılarına ortak olmak mı ?