80 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Kitap, 2.Dünya savaşı sırasında Kırgız halkının yaşadığı zorluğa kısa bir şekilde değinir. Savaş insandan neleri alır... Fantastik bir kurgu değil, evinizin içindeymişcesine olan, olacak, olabilecek durumun öyküsüdür. Savaşa giden erkekeler, erkekesiz kalan köyün ağır yükünü sırtlanan kadınlar, sevdalar ve bekleyişler...

Aytmatov; bu öyküyü, aşk öyküsü olarak yazmış olsa da buna katılmak kişiden kişiye değişir. Yabancısı olmadığımız bir durum var karşımızda. Askerlik, erkek için vatani görevi ve özlem içinde beklerken yaşadığı terk edilir miyim? korkusu. Kızın beklerken, beklemeye alışması, aslında yokluğuna alışması ...Anlatım ve cümlelerin kullanımı çeker insanı. Olaya aşk değil de, psikolojik yaklaşmakta mümkün. Olaylar, yer, zaman, iletişimin insan üzerindeki etkileri vardır. Hangi durum olursa olsun herkes kendine göre haklıdır. Tek bir gerçek varadır; düşüncede haklılık, fiilde haklılığı getrimez. Fiillerimiz bağlı olduğıumuz görünmez sosyal kurallarımıza sıkı sıkıya bağlı olmalıdır. Aksi sonuçlar farklı haklılıklar değil, tek bir haklılık getirir. Toplum kuralları her şeyin önündedir.

----Spoiler----

Cemile...

Rahat tavırları ve güzelliği ile ilgileri üzerine çeker.
Çoculuk aşkı olur birinin, karısı olur birinin ve büyük aşkı olur birinin...

Aşk teması bu haliyle dilden dile, gönülden gönüle aksada ortada farklı durumların birleşimi vardır.

Bir çocuğun hayranlığı vardır. Kendisinden büyüğe aşık olmak ilk aşkın her zaman uğrak aşk yolu olmuştur. Vardır bir yerlerde aşka dair bir yaş farkı, bir tutku, bir hayranlık...

Evliliğe dair bir sevdayı sonsuzluğa adama vardır. Sadık, Cemile'ye hayatını adamaya evlilikle başlamıştır.

Kimsessiz, sessiz Daryan... Sevgiyi her insan ruhunda hisseder. Hayata tutunmak umut, sevgi karışımı bir iksirle olur. Daryan, zorluklar çekmiş ve bunlar onun tabiatında sessizlik yaratmıştır. Cemile ile Daryan'ın yolunun kesişmesi ilahi bir güç değil, zamanın ve mekanın onları hep bir arada tutmasından geliyor.

Satırlar arasında gezinirken, Sadık'ın mektubunda ve Cemilenin mektubu eline alışında hep Sadık ve Cemile'ye dair bir sevgi ararsınız. Askerde insan en çok sevdiğini özler ve askerde en çok insan terk edilmekten korkar. Bunları düşünürken öyküde mektup adabı anlatılır ilkin. Sonra anlarsınız nedenlerin nedenini.

"'Bu mektubu posta ile güzel kokulu yeşillikler içindeki Talas'ta oturan aziz ve pek sevgili babam Colcubay (Yolcubay)'a gönderiyorum...' derdi. Bundan sonra benim annem, sonra kendi annesi, sonra hiç şaşmayan bir sıra ile bizler gelirdik. Bu sıralama bittikten sonra kabilemiz aksakallıların, yakın akrabaların sağlık durumları, hal hatırları sorulur, en sonunda da, Sadık, alelacele ilave edilmiş küçük bir cümle ile 'Ve karım Cemile'ye de selam ederim.'der, mektubunu bitirirdi.

Tabii evde anne ve baba sağ iken, avılın aksaklıkları (ihtiyarları) ve yakın akrabalar varken en başta kadın adını anmak, hele mektubu onun adına yazmak hiç yakışık almaz, hatta herkesi şaşkına çeviren bir tuhaflık olurdu. Adet böyleydi ve bütün köy bunu pek tabii karşılardı. Tartışılması şöyle dursun, kimsenin üzerinde durduğu, aklına getirdiği bir konu değildi bu. Asla söz konusu edilmezdi. Önemli olan, her mektubun hasretle beklenmesi, bir sevinç kaynağı olmasıydı."

Sevginin çokta açığa çıkmamasının nedeni aslında yine toplumsal değer ve adaptır. Bizde eskiler eşlerine mektubun sonunda "....geri kalan herkese selam ederim." derdi. Sevgi naiflikte ve incelikte gizliydi. O son satır sevgiye dair tüm cümlelerdi kimisi için, kimisi içinde Cemile gibi bana satır sonunda bir selam yolladı der, yüreğine söz geçirememeyi suçlu aramakla temizlerdi.

Sadık, öykünün kırılma noktasıdır. Savaşta asker olan sadece ailesi değil, toprağı için canını vermeye giden binlerce askerden biri. Ardından sevdiğini bırakırken evlilik bağına güvenmiş biri.

Evlilik bir yolun ve sorumluluğun başıdır. Daha öykünün başında neler olacağına dair cümleler ailenin gelinden beklentilerini anlatması ile başlar.

"-Allah'a şükür, diyordu, iyi bir eve, hayırlı bir yuvaya düştün. Burada mutlu olacaksın. Bir kadını mutlu eden şey çocuk doğurmak ve bir evde bulunması gereken şeylere sahip olmaktır. Allah'a şükür biz ihtiyarların kazandığı her şey size kalacak. Bunları mezara götürecek değiliz. Yalnız şunu bilmelisin ki, mutluluk ancak namus ve haysiyetini koruduğun sürece vardır. Bu sözümü sakın unutma!"

" Yalnız şunu bilmelisin ki, mutluluk ancak namus ve haysiyetini koruduğun sürece vardır. Bu sözümü sakın unutma!"

Tüm bu toplumsal kuralların anlatılması öykünün gidiş yönünü anlatır. Cemile gözü kara oluşunu aşkta göstermiştir. Sonuçlar değil kararları ve hayatı onu ardında bir çok laf söz ile bir yola çıkarmıştır.

Üzerine düşünürseniz, sanatın insan ruhundaki izlerini anlatır. Kifayetsiz sözleri, bir anda kalmayı... türkülere değinir. Bağrı yanmayanın türkülerle işi olmaz, der.

Aytmatov'un bu ilk öyküsü oldukça başarılı bir eserdir. Üzerine herkes kendi fikirlerini katar ama sonuça toplumsal kural ile bağlanır, nettir.
Hayata kısa bir ara verip, ilahi bakışla anlatılan bu öyküye katılmanızı tavsiye ederim.

Keyifli okumalar!