Gönderi

8/10
·168 syf.·
2019 20. kitabı
Proust, çocukluğunda yediği bisküvinin tadını hatırladıktan sonra hatırasını anlatmaya başlıyor. Genç bir kızla yaşadığı bir hatırayı, annesinin jestlerini, kırda bir akşamüstü gezisinin kokusunu, yüksek sosyeteye mensup insanların arasına karıştığı bir akşam o anları anlatıyor. Çok sevdiğim şiiri; PAULUS POTTER Tekdüze gri semaların koyu kederi, Nadiren aydınlandığında maviliği daha elemli, Donmuş ovaların üzerine süzülürken Anlaşılmamış bir güneşin ılık gözyaşları; Potter, hüzünlü ruhu koyu ovaların Sonsuza dek keyifsiz ve renksiz uzanan, Ağaçlar, küçük köy gölgesiz, Cılız bahçecikler çiçeksiz. Bir çiftçi kovalarını sürükleyerek dönmekte evine, Sıska kısrağı kaderine boyun eğmiş, endişeli ve dalgın, Kaygıyla kaldırıyor düşünceli başını, Rüzgârın güçlü soluğunu çekiyor birden içine.
Hazlar ve GünlerMarcel Proust · Yapı Kredi Yayınları · 20201,749 okunma
··
626 Gösterim
2 Yorum
İyi gidiyorsunuz Büşra Hanım. Kurmaca, kurmaca olmayan kurmaca, şiir, madlenler ve bisküviler derken Proust’un dünyasına iyice girmeye başladınız. :)
Önceki 1 yanıtı göster
Hepsini sabırsızlıkla bekliyorum. :)
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.