·400 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Şubat 2019 12:50 "Ah Milena; ne kadar şanslı olduğunu bir bilsen, senin kadar sevilemeden ölüp gideceğim."
Mektuplar...
Yeni neslin çok da aşina olmadığı, eski devirlerde yaşayan insanların telgraftan sonra, gelen tek haberleşme kaynağı. Özellikle sevgiliye yazılan mektuplar...
Kitabı okuduktan sonra, ''ya aşk bu kadar olmalı, ya hiç'' demekten de kendini alamayabiliyorsun, bir diğer düşünce de aşkının ulaşılmaz olduğunu bilmek mi aslında aşkı körükleyen?, elde edemeden, düşlerinde kurduğu hayallerde yaşattığı gibi kalmak mı?, bu yüzden mi Kafka aslında Milena'nın imkansızlığıyla sevgili?.
Bir sayfa okuduğumda,o sayfanın etkisinden kurtulmam uzun sürdü.Kafka'nın Milena için hissettiği tutkuyu damarlarımda hissettim. beynimden kalbime aktı. o tüm mektupları sorguladım, ben ne yapardım diye düşündüm.
Neyse lafı daha fazla uzatmadan kısa keseyim.
Benim için çok ama çok anlamlı ve özel bir kitaptır Milena'ya Mektuplar. Hazmederek okuyun bu kitabı ve kesinlikle okuyun. İyi okumalar.