352 syf.
·Puan vermedi
Yürüyen Kentler uzak bir gelecekte, distopik bir zaman aralığında geçiyor. Altmış Dakika Savaşları denen şiddetli bir çarpışma sonucunda tüm kıtalar yerle bir olmuş, güdümlü atom bombaları ve virüslü özel bombalar Dünya’nın neredeyse bütün kaynaklarını yok etmiştir. Hatta Kuzey Amerika kıtası o kadar kötü durumdadır ki oraya artık ölü topraklar denmektedir. Londra başta olmak üzere Avrupa’daki kentlerse devasa tank paletlerinin ve güçlü motorların yardımıyla hareket eden, mobil şehirlere dönüştürülmüştür. Artık dünyaya “Kentsel Darvincilik” hâkimdir. Başla bir deyişle, büyük şehirler varlıklarını sürdürebilmek ve kaynak elde edebilmek için küçük kentleri yutmakta ve sadece en güçlü olan hayatta kalmaktadır.

Ama bu “yürüyen kentler” fikrine herkes sıcak bakmaz. Özellikle de Asyalılar… Kendilerine Mobillik Karşıtı Birliği diyen kalabalık bir grup insan, şehirlerin sabit olması gerektiğini savunmakta ve güçlünün güçsüzü yutmasının son derece doğal karşılandığı bu düzene karşı çıkmaktadır. Himalaya Dağları’nın sarp yamaçlarının arkasına sığınan bu insanlar yerleşik hayatın son temsilcileri ve mobil kentlerin en büyük düşmanıdır.

M. İhsan Tatari

İncelemenin tamamı: https://kayiprihtim.com/...likle-tanisma-vakti/