Okuma Hızı Hakkında Bir Mesajlaşma (26.01.19)
***: Abi merhaba. Ben seni birkaç aydır takip ediyorum, okuma hızın beni hayrete düşürüyor. Nasıl bir yöntem izliyorsun? Ben not alıp işaretlemeler yapmadan okuyunca aklımda çok az şey kalıyor. Böyle okuyunca da hiç ilerleme katedemiyorum. Moiz: Merhaba, Önce şunu söyleyeyim ben genellikle siyaset-ekonomi ve din konularında kitaplar okumayı seviyorum yani klasikler-roman-şiir kitapları gibi şeyleri sadece zaman geçirmek ve genel kültür adına okuyorum. Siyaset, teoloji gibi konularda ise birbirinden çok çok farklı olan kitaplar zaten bulunmuyor. O konularda temel kaynakları (veya referanslarda sıkça gördüğün, atıf yapılan kitapları) daha önce okumuşsan, onun hakkında yazılan kitapların içeriğine de aşina oluyorsun. Yani, yeni okuduğum bir kitabın zaten %80-90'ına yakınını ben de yazabilecek durumdayım. Bu konularda yaklaşık 10-11 senedir yoğun şekilde okuyorum, aynı konuda yeni çıkan kitapları da takip ediyorum. Bu yüzden okurken hızlıca ilerleyebiliyorum, terimlerde takılmıyorum. Kitaplara çok sık not alırım, araştırmam gerektiğini düşündüğüm kelime veya cümleleri çizerim yada kitabın en arka sayfasındaki boş alana bunu not alırım (s.143'te bilmemne kelimesi? gibi). Bunu uzun süre yapınca zaten ilk defa duyduğun terim sayısı çok azalıyor, okuman hızlanıyor. Kısaca tavsiye olarak verebileceğim şey şu; eğer bu tip "non-fiction" (kurgu olmayan) kitapları okumak istiyorsan öncelikle bunların temel olarak aldığı kitapları okumaya çalış. İlk defa duyduğun terimleri Google'dan kısacık bi arama yap. Hem kitap okuma hızı olarak hem de bakış açısının genişliği açısından çok faydasını görürsün. Bunu yapmaya alıştığın zaman zaten o konuya fazlaca hakim olduğunu görüp okuma hızın gelişir. Bazen kendin fark etmezsin bile :) Roman-şiir kitapları için aynı şeyi söyleyemem. Çünkü üslup, kelime seçimleri gibi başka etkenler giriyor işin içine ve anlatılan konudan ziyade o konunun nasıl anlatıldığı önem kazanıyor. Bunları hızlı okumak saçmadır, eğer haz alıyorsan da haz almanı engeller. Çok uzun yazdım kusura bakma. Bu konuda edindiğim tecrübeyi tam olarak anlatmak istedim. Bunu bir ileti olarak paylaşsam mı diye düşünüyorum şimdi, belki başka insanlara faydası olur. Bunu bana sormana da çok memnun oldum, istediğin her zaman sorularına-eleştirilerine açığım. İyi akşamlar :)
··
354 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ne güzel etmisşiniz buraya aktarmakla. Lakin fikrimi belirtmeden geçemeyeceğim bir kısım görüp klavyeme sarıldım:) Romanları hızlı okumanın saçmalık olduğu konusundaki teziniz ile hemfikir değilim. Ben okuma hızının, okurun tarzı, perspektifi ve ilgi alanı ile alakalı olduğunu düşünüyorum. Mesela sizin belirttiğinizin aksine ben, roman, eleştiri ve öyküleri hızlı okurken, din, siyaset ve ekonomi gibi konular içeren kitaplarda direkt tökezliyorum. Sanırım bu biraz okunan türe bünyenin yeterli gelmemesinden kaynaklanıyor. Hani, hayat boyu hangi alana ağırlık vermişsek o konuda piştiğimiz inancındayım...
inaktif
Gönderi Sahibi
Yorum için teşekkür ederim Seda, Romanın hızlı okunmasının saçma olduğunu söylediğim şartlar zaten "üslup, kelime seçimleri" gibi konular odakta olduğunda geçerli. Yoksa tabi ki her kitabın ne hızda ne kadar zamanda veya ne derece hazmederek okunacağı tamamen o kitabı okumadaki beklentiye bağlı. (Örneğin Metin Kaçan'ı da hızlı okuyabiliriz, pişmiş bile olsak, kaçıracağımız yüzlerce nokta olur). Genel anlamda katılıyorum sözlerine :)